Hasretin tüketti aştık yolları
Ateşin külleri dolandı canan
Hayatın çilesi geçtik yılları
Gerçeğin içinde yürekti yanan
Sen şarkılar söyle nakarat olsun
Türküler özün bulmazdı
Aşıklar yaren olmazdı
Saza hiç söz sorulmazdı
Son sözüydü Aşık Veysel
Gözüne inmişti perde
Adam dönüp sırtını uyudu.
Kadın yine şiirler yazdı yokluğuna.
Çaresizliğin girdabında kaybolurcasına.
Sonrası sarılıp uyudu
Bir nefes kadar yakın yalnızlığına.
Aşka dair ne varsa konuştuk senle Zila!
Baktık ki bir yol alamadık;
Bizde aşka hürmeten sustuk...
Barış harekatı mı? külliyen yalan
Şehit düşmüş Mehmetim yatıyor alkan
Dayanmıyor yürek dayanmaz vicdan
Asker anasının feryadıdır bu
Başın sağolsun da diyorlar birde
Sırrı dökük aynalarda
Sessizce sancıyan ruhumun
Aksi sedası yankılanıyor
İzbelerde kök salarken umut tomurcukları
Dağlarda bahar renkleri cümbüş ediyor
Canlarımı düşünürüm yüreğim yâre,
Bir derdim var söylesem kim olur çare,
Bu dert beni gezdirse diyar diyar,
En sonunda bulunur mu derdime çare
2009...türkmenkızı...
Dünyayı toz pempe gör o güzel gözlerinle
En güzel hatıralarla hatırla benide
Rüzgarlar söylesin ismini şarkı diye
Yüreklerde yaşa sonsuza dek sevgiyle
Aşkı yaşa ömründe bir kere değil dilediğince
Kaç ilmek atayım sabrın ipine
İki ters iki yüz ne kadarı düz
Dikenler sarılmış gülün sapına
Akıl süzgecinden tartıp öyle süz
Benim doğrularım sana hep yanlış
Üşürüm gecenin tam ayazında
Hava serin can yakıyor gözlerin
Naif varlığınla vuslat nazında
Sen ki narin can yakıyor gözlerin
Cevir yüreğini kalk sabahıma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!