Ermenek Destanı
Yalçın dağlar kadar insanları sabırlı
Gönülleri pırlanta, elleri nasırlı
Bir gizli tarafı var atalardan sırlı
Sade keklik değil Ermeneği anlatan
Erol Sayan Beyefendi'ye
Güfte olarak değil saygı olarak:
(Akrostiştir)
Esiyor bestelerinizde bir duygu yeli,
Eskici
Gökten üç bulut düştü;
Yağmur oldu birisi,
Birisi kar,
Dolu oldu ötekisi…
Ey benim haçlı dili ile
Arapça arasında kaybolmuş dilim;
Ne etsek de kurtarsak,
Şaşkın elinden seni…
Kalmadı senin o lezzetinden birkaç dilim.
Ey Deli Gönül
Kuş olsan uçunca bir dala konardın
Sen inmedin göklerden yere ey gönül
Yakan olsa kendi halinde yanardın
Dertler açtın çileli sere ey gönül
Sanki eylüller daha bir eylül,
Kışlar daha bir yakın sanki.
Çok eylüller gördük
Ve sonrası kışlar
Ama peşini takip etti
Ey Münafık…
Ölürken bile
Senden üstün olacağız ey münafık
Biz;
Sevgiliye kavuşmaya koşarken
Ey Nesil; kendine göre bir yol tutturmuşsun,
Ey Nesil; kendine göre bir yol tutturmuşsun,
Atanın yürüdüğü yolun izini bile unutmuşsun.
Bir bilinmez geleceğin, geçmişten haberin yok,
Ey sevgili
Bir halin var ki;
Karadağ kadar mağrur,
Karadağ kadar görkemli,
Karadağ kadar gizemlisin.
Ey Yalan Dünya
Nedir bu Dünyanın düzeni böyle,
Bilemedim, nesi iyi bu düzenin,
Değerler karışık, bir böyle, bir şöyle,
Ey yalan dünya, suç mu her şeyin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!