Mahkumsun
Akıl kararsız yargıda,
Gönül bulutlarda firarda,
Yürek, demir parmaklıkları örmüş
Kesin karar;
Katıvermek dertleri arzularımın rüzgârına
Çekip gitmek var Kaf dağının ardına.
Sonra ferman etmeli katledilmelerine dertlerin.
Dönüp seyran etmek istiyor gönlüm
Yârin gönül bağına...
Sana giden yollar mayınlı geçilmez gülüm
Mayın tarlasında gül de yetişmez gülüm
Sen orada, ben burada, hasret tam ortada,
Sevda bir nehir olmuş ama içilmez gülüm.
Sen seheri geçmişsin kuşluk vaktinde
Mazi ve Bugün
Bu mazi ne silik bir şey…
Daha dün gibi ama,
Ben unuttum.
Bir şarkı söylerdim,
Mecburiyet Yasası
Uykumla uyanıklığımın arasısın
Kanadıkça gül açan,
Gönlümün yarasısın
Kaçmak ve karşı koymak nafile
Mehmet Tokadı Bir Koysa…
Güney Afrika, Ortadoğu, Yakın Asya hep harap
Haçlı kadehinde sabi kanı, nefesinde şarap
Arap o bildiğimiz, Ebu Cehil torunu arap
Kudurdular yine, saldırıyorlar Türk Vatanına.
Mehtabım Derdim Sana
Mehtabım derdim ya sana ben,
Gittin mehtap ile yarıştın.
Meleğim derdim ya sana ben,
Uhrevi aleme karıştın.
Mekân
Bir serap gösterip ufuktan, bahtiyar ettin,
Yaz günü kar yağdırıp başıma, ihtiyar ettin.
Doldurup, dibi delik heybeme lezzetli aşı,
Yönümü şaşırtıp, mekânım kahrı yâr ettin.
Bir kavgada başımı yaran taşını
Kapkara çorak toprağını
Kara dağdaki aç kurdunu
Gökte uçan kuşunu sevdim.
Gün geldi taşlar mihrap oldu
Küçükle küçük olduk,
Büyükle büyük...
Uyumu,
Anlaşmayı, konuşmayı başardık,
Ama seviyesizin
Alçağın ve edepsizin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!