Evli ve iki çocuk babasıdır
Abe ey güzelim
Gel buraya be
Yangınım ben sana
Tut elimden be
Çingene yüreğim var
Abe ey naparsın bre
Gittin mi bıraktığım yere
Ti orda duru beyav
Ne gideyim durduk yere
Akıl verdin bol bol bre
Âdeti din sanmışız, özü yitirmişiz
Kabukla oyalanıp cevheri bitirmişiz
Secde yerde çok , gönül secdesiz
Hak yol dar gelince yönü eğmişiz
Geceden bana sesin geldi yâr
Ateşine düştüm de
Adını demeden yandım yâr
Bir çağrı bıraktın
Ömrümün orta yerine…
Ahh…
Yaktın içimi, sönmez ateş gibi
Adını andım gecenin en koyu yerinde
Sen “pişmanım” dedin ya…
Ben o gün öldüm sevdiğim…
Yanar yüreğim, dumanım tüter
Halim oldu beterden beter
Gökte kuş süzülür yerde ot biter
Bulamadım izini ,sorup ağladım
Yazılmış alnıma kara bir kader
Of…
Tonca yük bindirdin sırtına anne
Biz doğrulalım diye eğildin
Biz doyalım diye aç kaldın
Ah… sen eksildin biz olalım diye
Babam kış gününde üstümdeki abam
Soğukta yanan ocağım, sıcak yuvam
Ayağında yırtık kundurası sırtında eskimiş urbası
Ah babam canım babam
Aşkta bahar da sensin, zemheri de,
Bir yanım gonca açar, bir yanım üşür yine.
Don dedin ya; buz tutan kalbimde
Adını anınca ateş yürür derine.
Çiçek olmak da kader, kül olmak da,
Sahil yollarında üşür geceler
Adını fısıldar serin heceler
Bir yâr beklemekmiş en zor çileler
Gelip de gül yüzün gülsün içime.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!