Babam kış gününde üstümdeki abam
Soğukta yanan ocağım, sıcak yuvam
Ayağında yırtık kundurası sırtında eskimiş urbası
Ah babam canım babam
Sevdan dedim… kader dedim…
Ama en çok da kendime yenildim be…
Biz seninle ayırdık yolu,
Bir gecede kopardık bağı.
Kader midir bilmem bu sızı,
Ahhh… offf…
Yandım da geldim gurbet elinden…
Söz değil bu, içimin feryadı…
El sözüne kandın gittin…
Beni bir kez duymadın…
Ahh… bir bana soraydın…
Ahh…
Gurbet elde garip kaldım oy…
Duman çökmüş dağlar başıma…
Ana derdim, sesim dağda yankı,
Yâr derdim, yüreğim sızlar oy…
Hey gidi köyüm hey…
Aşkta bahar da sensin, zemheri de,
Bir yanım gonca açar, bir yanım üşür yine.
Don dedin ya; buz tutan kalbimde
Adını anınca ateş yürür derine.
Çiçek olmak da kader, kül olmak da,
Geceler uzun, yıldızlar sonsuz
Kalbim sana muhtaç, gözlerim sensiz bomboş.
Şarkılarda aradım teselli
Sen gittin gideli sevgili
Sahil yollarında üşür geceler
Adını fısıldar serin heceler
Bir yâr beklemekmiş en zor çileler
Gelip de gül yüzün gülsün içime.
Al kalemi eline
Yaz Allah’ın adını
Besmeleyle başla ki
Açsın Hak muradını
Kaleminden nur aksın
Bozlağın feryadı düşer bozkıra
İnsan insanı incitir mi ha
Ana doğurur dünyayı sırtında
Kadına söz atan utanmaz mı ha
Kimi hor gördü cahil dilinde
Analar.
Hak’tan bir armağandır kullara analık,
Yufkadır gönülleri, bilmezler ukalalık.
Başımıza taç olur bir tel saçı dahi,
Gözümüzün nurudur, gönlümüzün sabahı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!