Ay dağlar… dumanlı dağlar…
Menim ahım size emanet…
Bir ceyran düşüp gönlüme,
İzi var… özü yok…
Seslendim yellerine,
Hoşça kal ey içimde büyüttüğüm yalan…
Adını aşk koyduğum imtihan…
Ben seni değil,
Sende kaybettiğim kendimi terk ediyorum…
🎵
Yaz idim güzlere döndüm
Yeşil idim şimdi soldum
Gittin gideli yâr
Deli divaneye döndüm
Sudan çıkmış balığa döndüm
Dost belli olur zor zamanda
Ürün belli olur harmanda
Evlat belli olur el kızında
Yiğit belli olur er meydanında
Muslu Hasan der ki sözüm özdür
Yıkıldı gönül sarayım, bir nakış kalmadı
Göz dışarı baktı durdu, içe bakış kalmadı
Nefis aldı yürüdü, ar ile hayâ kalmadı
Güvenecek bir dostum, bir yoldaş kalmadı
Söz Hak’tan ayrılınca tadı tuzu kalmadı
Gülüşüyle girer olduğu yere,
şakası yeter yer bırakmaz kedere.
Cana yakındır, gönlü pek geniş,
Aytekin gelince muhabbet gelir her yere
İki kız babası, yüreği yufka,
Durgun suya düşmüş gök,
Bulutlar secdede gibi
Bir kayık bekler kıyıda
Yolcusuz kaderi gibi
Su anlatır susarak
Yıllar var…
suskun idi aramız…
Kül bağlamış… eski yaramız…
Unuttum sandığım… sevdamız…
Bugün yine adın düştü gönlümeee…
Duydum ki silmişsin
Adımı gönlünden
Bir zaman “ölürüm” derdin
Şimdi tek kelime yok dilinden
Gözlerin başka bakıyor
Ah ile vah ile ömür geçer mi
Yanan bu bağrım hiç diner mi
Taşa yazılmış kader siler mi
Söyle yar… söyle yar…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!