Ne zaman giripte kaldın bu denli!
Yıllardır taşıyıp yeni hissettim,
Başımda aklımı,göğsümde gönlü,
Paslı bıçak gibi battığın zaman! ...
Kaldırıp elini 'Git! ' demeden bak.
Gözlerim buğulu,gözlerim ıslak.
Bozma tadımızı böyle derinden.
Gönlünden çıkarıp etme yerimden!
Tavandır Gök Kubbe dertli başıma.
Şu zayıf bedene aşk koca bir yük.
Bakıp da aldanma şu genç yaşıma.
Çırpınan bu gönül derin ve büyük!
Tabandır boz toprak çıplak ayağa.
Oturmuş dem vuruyorum özlemden,
Gelirken şiir gözlü bir akşam,
Küle öykünürken bu sevda,
Bu ayaz,serseri havada,
Sana 'gitme','özlenirsin' demek,
Çok geç artık gittin!
Aklından geçtiyse uymak,zamana,
Uzanmıştır kirli eller imana.
Arama sözlerde ne imiş mânâ.
Sözler bile senden geçti geçecek! ...
Bu saatte neden ayaktayım ben!
Bu kaç nöbeti ki neyi beklerim!
Her şeyin sustuğu yerde başlıyor,
Rabbime duamda diyeceklerim.
Bitmez gibi gelir insan ömür.
Yıllar ay; ay hafta; hafta gün olur.
Tevhitle şahlanıp dönüp Tek Yöne,
Gurbetten Sılaya gel döne döne!
Saçların ne eşsiz bir bahar öyle
İçinden sarı gül deresim gelir
Unutmak mümkün mü ölmeden söyle
Aklımı önüne seresim gelir!
Yanağın pespembe tomurcuk bir gül
Hayatın sillesi yiyene ağır.
Tokat darmadağın; yüz darmadağın!
Teselli etmeye dünyayı çağır.
Sakat darmadağın; düz darmadağın!
Kılıç kuşanana at binenedir.
Ne konuşmaya gelir yağmur ne de susmaya...
Göğe dikip gözümü geldiğin yere baksam.
Gururum tövbe edip el vermiyor kusmaya...
Bedenime düştükçe ben de içime aksam!
Sen ki gelen en yakın, Özlenen'den bir kaç iz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!