Aziz dostum ben bu ilden gidersem,
Sakın ola bana intizar etme.
Mevsimi gelmeden ekin biçersem,
Sakın ola bana hiç nazar etme.
Ben bağa bahçeye çok sular verdim,
Hayatın sonunda,
Uçacak konumda,
Son tepede olsam,
Melek olmayacağıma göre,
Uçurtma,
Olmak isterdim.
Kütüphaneye girsen, bütün kitaplar erdem;
İrfandan bahsediyor, dürüstlük anlatıyor.
Bir toplumda bu kadar sahtekârlar yarabbi,
Nereden öğrenipte, nasılda çoğalıyor.
Günler yorgun,aylar yorgun,sen yorgun,
Yıllar yorgun,diller yorgun,ben yorgun,
İlim yorgun,irfan yorgun,fen yorgun,
Bu hayata bir de burdan bak derim.
Anlamıyor kimse ruhun ne yapar,
Yanında ki birisinin,
Daima bir iyisini.
Kolundaki birisinin,
Daima çok iyisini.
Yatağındaki birisinin,
Daima en iyisini,
Emir geliyor hükümetten;
Serçeleri vurun,
Keklikleri asın,
Öküzleri tutuklayın,
Tavukları kesin,
Karpuzları yarın diye.
Bak çocuk …!
Senin yerinde olsaydım ben ,
Bir şiir kitabı ,
Bir de fizik kitabı alırdım .
Çıkardım ;
Özgürlük kokusu esen dağlara …
Bu memlekette,
Ehil olman,
İşi bilmen gerekmez,
İş ahlakı düşünülmez.
Ne kadar bağırırsan,
/
Ah şu kırların bir dili olsa,
Çiğdem çiçeğine sorsalar beni.
Kiraz bahçesinde figan eyleyen,
Bülbülün sesiyle vursalar beni.
http://dusunceuretelim.blogspot.com
Özleyince sular gibi çağlayan,
Görmeyince yağmur gibi ağlayan,
Yürekten kalplere yollar bağlayan,
Garibi allayıp, pulla sevdiğim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!