Doğarken gece başucumda,
Güneş kanarken karnında...
Bir ateş yandı ufukta;
Kızıl, ama bir o kadar mor.
Sarılar içinde bir ağustos böceği,
Yanık bir türkü tutturmuş.
Beğenirsin belki makamında,
Yazarı ben olmasam da...
Harmanı döverken biçerlerin pençesi,
Bir rüzgar savurur sen ile bereketi.
Buğday ol da düş önüme,
Yeşer de filiz ol gönlümde.
Bak nasıl soğuk sensiz bu yaz,
Örttüm üstümü kat kat.
Sensizim ne de olsa;
Keşke yanımda olup sarsa...
Söylesem susar mı şu yanık sesli böcekler?
Kimedir bu sitem, bu çağırış?
Bana mıdır yoksa bağrı yanık bu sesler,
Yoksa sensizlikten kavrulan ah şu gözler?
Uzaklardan nasıl buraya gelir sesin?
Hiç yorulmaz mı ah o ellerin...
Koysana tam gönlün üstüne,
Bırak dinlensin sevgilim.
H.İ.Ç.
Halil İbrahim ÇifciKayıt Tarihi : 2.08.2026 13:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
temmuz akşamı harman zamanı yalnız kaldığım bir anı sevdiğimin hasretiyle yazmak istedim




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!