Gün gelir, asır gibi olur, kısacık anlar
Bir daha ele geçmez, yaşanılan zamanlar
Çaresizlik içinde, çareler arar insan
Akıl işlemez olur, konuşmaz artık lisan
Ey ufukları müjdesiyle kapsayan
Günlerin, haftaların, ayların ve yılların sultanı
Mücerret zuhurun artık bir misafir gibi
Evimizin baş köşesinde müşahhaslaştı adeta
Bir anne rahmetinden daha öte bir sevgiyle çaldın kapılarımızı
Bin ay adedince hoş geldin
Seninle doğarmış meğer güneş
Anlayamadım yanıbaşımda olduğunda
Gittiğinde yırtılmaz olurken takvimler
Geceye döndü hüzün yüklü gündüzler
Seninle doğarmış meğer güneş
İnsan ekmeksiz yaşar da
Sevgisiz yaşayamazmış
Zorluk diyarlar aşar da
Sevgileri aşamazmış
Sevgi insan için fıtrat
Bir rüya gibi kısa kısa
Geçiyor günler
Bugünden aciz beklerken yarını
Bak gitti dünler
Şimdi neredeler?
Hangi sokağa girsem
Suskunca vecd halinde
Yansa lambalar; görsem
Hakikat hangi inde
Sokak zifiri siyah
Yapraklar dökülür ağaçlardan
Yaralar, yavaş yavaş kabuk bağlamaya başlar
Bir sis ahengi raks eder yeryüzünde
Sessizlik arayanlar şiltesine bürünür
Ruhani bir yakaza içerisinde
Kızgın bir çöl gibi kavrulan yüreğime
Abı hayat bekledim yıllardır
Çiçeklerden uzak ülkelerde
Rüyalarını kurdum, bezgin asırların
Adım atmak isterken maveralara
Yük bindi sırtıma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!