Sen ve gözlerin,
İkiniz de terk ettiniz beni,
Şimdi her sabah bekliyorum
Mis kokunu getiren sabah yelini
Bir çift göz uzaktan seyreder beni
Bülbül mü aşık güle yoksa gül mü bülbüle?
Sevda dediğin muhabbetsiz olmaz
Lütfet de gelelim artık sevdiğim diz dize
Aşk uğruna döner şu felek ezelden beri
Sana olan sevdamı anlatayım dedim
Elime bir kalem ile bir kağıt verdiler
Kalemin ucu kara layık değil yazmaya
Kağıt iki yüzlü ona da güvenemedim
Hikâyelere sığındılar aşkı izah için
Uzakları yakın eden nedir?
Aşığı pervaneye çeviren...
Sahra'ya dönmüş gönülleri
Cennet köşelerinden bir köşe eden
Sevda dediğin uzaktan güzel
Dalgalar vursun kayalıklarına kalbinin
Olurya yumuşar o taş kalbin
Belki görürsün sana olan sevgimi
Kim bilir? Sende seversin beni
Güneş vursun buzullarına kalbinin
Sevgili!
Attın beni dipsiz kuyuya
Bahtsız Yusuf misali
Bıraktın gittin karanlıklarda
Alıp kanlı gömleğimi
Sevsem gam olur sevmesem ızdırap
Baksam söz olur bakmasam içime dert
Gönlüm Sahra olmuş yağmur gözlerin
Gelsen can olur gelmesen ölümdür
Bir tek sensin sebebi bugünlerimin
Çaresi de sende hasretin
Gelip geçse bir turna kıyısından
Gönlümün habercisi olsun isterim
Gözlerinin derinlerinde kaybolmak
Saçlarının dalgasında savrulmak
Şu kahpe dünyaya sözüm olsun.
Bir gün alıp başımı gideceğim
Kara kaplı defter dolduğu gün
Bir göçmen kuş misali gideceğim
Söz biter, köz olur yüreğimde kelimeler
Söyleme!
Tam dönüp arkamı gidecekken, sus
Sus çünkü söylersen inanırım
İnanırsam gidemem
Bakma!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!