16. Şubat 1962'de Malatya Akçadağ'da doğdu
Kitaplı çağların son sevdalılarının.
Birer birer zindanlara konulduğu..
Türkiye’nin en karanlık günlerinin...
Başlangıcıdır on iki Eylül.
On sekiz ,on dokuz, belki yirmi, yirmi bir...
23 Nisan ve Atatürk
Yıl bin dokuz yüz yirmi halk meclisi kuruldu.
Egemenlik milletin artık dedi Atatürk.
Cumhuriyet benimsendi ve saltanat son buldu.
Saltanat son bulunca lider oldu ATATÜRK
Yetmiş, Seksen, Doksan Bir Bin anlamam Seni orda ham yaparlar acemi
İki dirhem bir çekirdek canın var
Demliklerde dem yaparlar acemi
Yaşın kırkbeş bırak şu boş işleri
Nasihat edersem, çatma kaşları
On dört yıldır bir kantinci tanırım;
Adı Bülent, kendi "Bülend" hoş sohbet.
Konuşunca bitmeyecek sanırım;
Adı Bülent, kendi "Bülend" hoş sohbet...
Bir sohbeti var, insanı bitirir;
Her taraf kar ve buz,
soğuklar felç ediyor zamanı.
Adımlar donuyor kaldırımda,
nefes bile ağır,
sanki hava
ciğerlere izin almadan giriyor.
Ağırdır sevmelerim,
Yüreğin taşır mı bilemiyorum?
Kendinden o gücü bulabilirsen yaklaş bana,
Kaldıramayacaksan hiç deneme boşuna,
Yarıda kalmasını istemiyorum.
Memlekete ağır bir kış gelmiş
Her yer kar, her yer buz…
Gece –15, gündüz –5
Nefes bile üşüyor sokak aralarında
Elbette her yer öyle değil
Antalya’da güneş var
Bin dokuz yüz yirmi iki yılında
Denize döktüğüm günü hatırlat
Bir tarih yazıldı Dokuz Eylül'de
Gönderde Al Bayrak onu hatırlat
Ey hain bakışlı, ebedi düşman
Ankara yolcusu olduğum zaman
Bir yanım mutluluk bir yanım hüzün
Sevdiklerime kavuştuğum o an
Mutluluk çoğalır azalır hüzün
Sen varken geceler daha aydınlık
Seninle bir başka mutluydum anne
Şimdi sen yoksun her şey karanlık
Seninle bir başka mutluydum anne.
Güneşten korurdun gölge olurdun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!