Ne olur artık vurma bana.
Zaten vurman da boşuna
Bakışların hançer sapladı yüreğime
Yumruklarsa vız gelir bana.
Kendini unutmuş gitmişsin benden
Hırpalayıp almak istemen neden?
Kalbim kan kaybediyor,
Kopan bir şeyler var İçinde, Hissediyorum.
Büyük bir fırtına var içimde
Tayfun mu ,kasırga mı?
Bilemiyorum.
Sanma ki söylendi pınara
Damlaya damlaya göl olur
Her daim güvenme bahara
Ola ki kurak bir yıl olur
Yağmura hasrettir tarlalar
Kışkırtıcı olma, sokma hiç nifak
Ülke hepimizin bilmez misin sen
Malatya, Elazığ'a yetiş çabucak
Gelip te onlarla kalmaz mısın sen
Yıl 1915 Şubat'ın on dokuzu.
O asrın zorbaları ülkem için geldiler
Girdiler boğazlara, kеndilеrindеn emin
İngiltere, Fransa ve sömürge ülkeler..
Kandırılan Anzaklar on beşini bulmaden.
Kara kaşlı ela gözlü sırdaşım
Ceylanları andıran bakışın güzel.
Tatlı dilli, benim can gönüldaşım
Kalbiniz tertemiz, gözlerin güzel...
Doğru sözlü, güzel can arkadaşım
Hasretim o tatlı soğuk suyuna
İçince kanarım can Demirciler
Sevdalıyım senin Türkmen soyuna.
Seni hep anarım can Demirciler
Dağın, derelerin girdi düşüme
Hemen sinirlenme otur bir dinle
Keskin sirke olman kendine zarar
Konuşur konuşmaz bir iki cümle
Yüzüme sıçradı çay taneleri
Bir suçum var ise yüzüme söyle
Çeşmenin başında bir güzel gördüm
Şavkı vurur çeşmenin havuzuna
Öyle alımlı ki kalpten vuruldum
Bir acı saplandı tam ortasına
Siyahlar giyinmiş o ela gözlü
Söyle bana Çoban kayası.
Ne olur söyle!.
Sırtını dağa dayayıp
Orada ki heybetli duruşunun.
Gizemli bakışının.
Sebebi nedir ki acaba?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!