Bütün yavrular emdi, anayı her memeden
Hem emdi hem büyüdü, sonra kaçtılar neden
Yukarıdan aşağı;
Sessiz, harfsiz bir lisan…
Zincirde en son halka-
Olarak geldi insan.
Zulüm katran gibi yakar,
Eritir saf altınları!
Ruhlar bedenlerden çıkar,
Can verir tomurcukları.
Hayalleri türbeleşir,
Sulayalım bu günlerden yarını,
Her şeyi göklerden beklemeyelim,
Çalışalım boş kalmasın fırını,
Açlara yeni aç eklemeyelim.
Topraktan beslenir tohumun canı,
Gözyaşım fütursuzca akıtıyor gam keder,
Bozdu gönül şarkımı ritimsiz yorumlarım,
Alır da kanadına götürür eder heder,
Uçuruma bırakır duraksız duygularım.
Anneler çocuğunu' Sultanlar ülkesi'ni,
Yeni partiden bir çift koyuyorken vitrine,
Ayakkabı takıldı çocuğun gözlerine,
Baktı, şimşekler çaktı, biraz daha yaklaştı;
Bir fiyatına baktı, bir de kendi haline.
Çocuk sırtını döndü ayrılırken oldu şok!
Ey Mesih gel sivazla aşıkın gözlerini,
Gömülür nice değer virâne mekânlara,
Ahaliye tellal et sihirli sözlerini,
Vitrine pul koy beni, en ucra dükkanlara.
Bilmezdim aşk'ı tertibi, bir tebessüm can değer,
Kaşı yaymış, bakışı ok, bunu cephede gördüm;
Ölmeyip de sağ kalanlar, afetzedeymiş meğer,
Maksadım yar ile vuslat, gâh uyudum, gâh öldüm.
Ahlâk ve erdem sürün, pehlivana ol gür eş,
Bal pirzola yiyerek yapılmaz yağlı güreş.
Suya kavuşmak için sen taşları deldin mi?
Yunus gibi karadan dalıp çıkabildin mi?
Alnın terden ve kandan nasibini almadan,
Yağmur duası ile damla bulabildin mi?
Dua'ya döndü Mûsa! Kavmi için su ister,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!