Tik tak iniltilerle gidip gelen sarkaçtır,
Karnı aç olana sor, şu anki saat kaçtır?
Bedava yaşayanlar nerden bilsin yokluğu,
Fakire nefes zehir, varsa ekmek ilaçtır..
Noktam,
Tam, tam,
Değil, yarım
Yani noksan,
Noksan, yok san…
Var san..
Köküm toprak, gökyüzünde dallarım,
Merhameti bekler açık kollarım,
Böyle gelmiş böyle gider yollarım,
Rahmetin Rahman’ın hesabı yağmur…
İniltiler feryatlarla karıştı,
Gün gibi seherden sehere atlar
Toynaklar dağlardan nehire atlar,
Rüzgarlarca koşan şimşekçe çakan
Allı morlu, dorlu, yele kanatlar...
Serhatlardan selam verir yurduna
1
Ellerin gülündense,
Yeter bu çiçek bana.
Bıktım kan kokusundan,
Bakışın tüfek bana
Adım adım ileri git,
Hak dediğin o yolu tut,
Ayağını vurduğun ot,
Sokak senden incinmesin.
Zaman her gün kuyu kazar
Mutluluğa kiralanmış bir beden,
Fason maske, gülücük var yüzünde..
Pek çok sorusu var, nasıl ve neden?
Küçük hanım annesinin izinde…
Acının en acısında
Ballar balını buldum gel
Dağların ta arkasında
Yollar yolunu buldum gel
Ağaç oldum çiçek saçtım
Hafızamda bir yerlere koymuştum,
Köşe bucak koştum taradım seni
Hasretinden gün gün seni saymıştım
Saç teli sayısı, aradım seni
Gün oldu zamanı baskıya aldım
Kurtlar kuzularla çıkınca ava
Sulh ile çözülmez bu kanlı dava
Gözyaşı selinde büsbütün ova
Çağlıyorum amma gel sen bana sor.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!