Zamanı çiçek çiçek toplasam bir gün,
Vazoları teker teker doldursam,
Bugünlerden yarınlara hoş bir ün,
Bayrak gibi ta göklere kaldırsam…
Yusuf KOÇ için
Ne diyeyim şimdi onca hayata,
Gülüp ağladığım hepsi yalan mı?
Ektiğim buğdaylar, sürdüğüm tarla
Hepsi ruya mıydı, yalan dolan mı?
O yüce sanatkar, mührünü vuran,
Cennetten bir köşe karşımda duran,
Ölüm senle güzel, senle olağan,
Ayrılara cefa, cansın Erzincan,
Işık anlamını sende buluyor,
Çürümüş meyvelerle pazarda zarar ettim
Alan da ben satan da tezgahımdan ar ettim
Topladım borç alacak verdim mal sahibine,
Hayatımı satardım, zararımdan kar ettim,
Artık özlemim kalbimde
Baharı bekleyen bülbüllere özgü
Sabır sabır büyüyor içimde
/ Dizelerimden bahar koksun
Şiirim çiçek açsın isterim
Açılan avuçlara rahmet çabuk ulaşır,
Kurda kuşa merhamet, gökyüzü yağmur taşır.
Kul olmanın gururu, aşkı ve heyecanı,
İlahi sıfatlar ki “Yaratan”dan bulaşır…
“SEDAT YENİGÜN için”
1-
Ağladım yine bu akşam kalbin kabristanında
Kurumuş filizler altında selviler kucağında
Ne ahit kaldı sözlüğümde
Ne vefa,
'Bela'dan başka,
Ne hüzün kaldı bende
ne cefa...
Sadece onu bil ve ona eğil,
Solmaz ve eskimez o sözü ara
Ama bakışıyla bakanı değil
Ruhları hisseden o gözü ara…
Anladım gurbet nedir nerde asıl yaşamak...
Dünya bir kervansaray, kabir ondan basamak.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!