Şer diye görür insan, her şeyde bir hayır var.
Mekanı geniş tutar, bakar ki ömür çok dar,
Terazide bir kefe yükselirse muhakkak,
Karşı taraf zeminde kaçacak delik arar…
Yarından dünü çıkardım elde gene dün kaldı,
İyiyle kötüyü çarptım arkamda bir ün kaldı.
Dakika saat saniye dört mevsimde dört işlem.
Düğün mü bu seyran mı bilmediğim gün kaldı…
Sönmez yangınlardayım, neylesin yağmur bana,
Bir an bile küllenmez, yakar bu ateş beni,
Bu illet sepicidir gelmeyin üstümüze,
Yaşamak tükenmektir, bitirir savaş beni
Tohumunu sağlam at, gelip geçen o an’a
Dizginini bırakma ve sahip ol zamana
Elinde karasaban sürdüğün bu hayatta
Bin pişmanlık duyarsın, sızlarsın yana yana...
Kilitli kapılar ardındaki ben,
Gariplerin öksüz yurdundaki ben
Her zaman senin derdindeki ben
Hiç arayıp bir gün sordun mu beni?
Selamın gelmiyor onca zamandır
Yeşil ve huzur veren bir koru aramışım,
Baktıkça dinlendiren al, moru aramışım,
Alevle cayır cayır yanan laleden geçtik,
Meğerse yürek yakan bir koru aramışım...
Bana bak ve gülümse,
Güldüğümü görürsün,
Gülmen eğer ölümse,
Öldüğümü görürsün…
Sudaki aksin benim,
Kırklar tepesinden şu şehire baktın mı?
Bir sigara çekip çakmağını çaktın mı?
İşsizlik aşsızlık diye düşünerekten,
Endişeyle hiç kendini yaktın mı?
Bu etten bir duvardır, çepeçevre kuşatmış,
Kanatlarım tutuklu duvarımı kim ördü?
Var binlerce çağlayan gözüme yaş taşıyor
Acılarla yoğrulmuş hamurumu kim kardı?
Rahmetler diliyorum
Ömrünü hizmet diye feda etti bu şehre
Erzincan’ı anlatan arifinde Cemil var,
İyi bakın tanıyın eşi yoktur bu çehre
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!