Şu gün-delik hayatımıza özel;
Çok derin anlamları yüzeye çıkarır sözler..
Sol yanımıza dalga vurduğunda!
Şiir dolan bir yürekte titrediğimiz;
Çoğu yerindedir kaygı, bu bire-bir atışların...
Hayat insanlarla oynamaz bence...
O her yönüyle anlaşılma ve yaşanma gereksinimi duyar...
İnsanlar ki grup-grup; O'na şekil vermeye çalışırlar...
Bu gruplara uymak durumunda kalanlar...
Bu toplu bi-lince uymak uğruna;
Bir-birinden zaman-zaman, uzaklaşa yada ayrışabilir...
Tanrım bu beden senin, ama!
İçinde benim canım yanıyor at/eşlerin...
Bu eser senin biliyorum lâkin;
Bu yüze akseden benim dramım,
Benim çaresizliğim...
Önemli olan fikirlerimiz ve geleceğin parlaklığı...
Bana pencerelerden yansıyan ışıltılardan bahsetme.
Gecelerinden, gündüzlerimden ayır sızlanmayı...
Olmuşlara aldanma ve olacaklardan da korkma.
Gözlerimden bakmayı dene görülecek manzaraysa.
Terasına çık bak; yine düş gör, kayan yıldızlarımızla.
Sayıklıyor ruhumuzun mahrem sesi...
Men-dil oldu; bir tek elimizde-ki?
İkilik hakim devrim-de benim..!
Sen kaçtın; gittin, yoksun...
Yıllardan beri...
Yoksa aşk mı seni bana dinleten..?
O Akıl dağıtırken, sen fikir aramaz ve fikirlere takılmasaydın...
En azından şu saatlerde bile, önce Ona sonra bana güvenebilseydin;
Benim anlatmaya çalışırken harcadığım enerjiyi ve zamanı
Anlamaya çalışırken boş yere tüketmeyecektin! Gerçekten !
Öyle yada böyle bu kendine göre verdiğin karar!
Yalnızca ve yalnızca...
Ölene dek esiri edildiğimiz düzensizlik içinde
Bir yaşam savaşı açmak içinse de şundan emin ol..!
Senden daha yenik ve aciz duruma düşmüş kimse olmayacak
Ve seni uzun zamandır göremediğim yanımdan ziyade...
Şaşmadım henüz, lakin şaşırmadım da diyemem...
Geçen bunca zaman boş zamanlarmış gibiyse de...
Ne hoş ne de boş şeyler anımsanıyor yalnız
Yine bugünümüzde kahreden dünümüz ise hayırsız..!
Ne demeye geliyorsan; ben susarken, susamışken sana..?
Seraba dönmüş oluyorsun, haketmediğin gözde pınarlarıma..!
Ben insan değilim…
Tabi “insan”; anladığınız ve olabildiğiniz şekilde “insan” ki,
Benim oluşumumdan haberiniz yok ve olamaz da zaten.
Siz uyurken benim uyanık..!
Ben uyurken de sizsiniz nöbetimi tutan…
Yazık O'na deme!
Yazık sana, bana da...
Sustur gözlerini şayet;
Acıyacaksan onlara!
Kendine biraz acı,
evet yalnızca hava da görmüşsünüz yazını ve öyle sanıyorum ki düşürdünüz :)
ben de artı bir derecelik açıklama daha yapmak mecburiyetinde hissettim kendimi... umarım geniş bakış açınızı bir derece daha genişletebilecektir.. sizin duyarlı biri olmanız güzel fakat bu en başta size zarar veriyor ...