Çocukluğuna dönermiş insan
Yaşın bi devrinde
Unutulmazmış
Özlem dolu yıllar
Yaşlanılsa bile.
Beyhude yere uğraştık yıllarca
Ne hüzünler barındırdık bağrımızda
Çekmediğimiz çile kalmadı
Yaşam savaşında.
İkimiz de sürüldük diyardan diyara
Her söz bulur yerini bir gün elbet
Yerde kalmaz ahlar
Gün olur devran döner
Başına konar devlet kuşu gibi
Demlersin hüzünleri
Dedi kodu kazanında gibi
Suskun gecelerde dibe vurur acılar
Çoğalır akla geldikçe pişmanlıklar.
Filiz verir umutlar enkaz yığını yüreğinde
Tutunacak bir dal ararsın
Hüzünler içinde.
Yol alırken yaşamda pürneşe
Öyle bir tokat attılar ki suratımıza, sinsice
Şaşırdık feleğimizi, toparlayamadık kendimizi.
Yıllara yıl eklerik, sabır ile bekledik
Azrail geldi karşımza
Issız bir adada mahkum kaldı yüreğim
Yıllarca bitmedi esaretim
Sanki dipsiz derinlerdeyim
Çile çeke çeke bitti ömür takvimim
Gelirsen bir gün insafa
Karanlığın güneşi beklediği yerdeyim.
Kırık kanatlarla
Uçtuk gurbet ellerine
Geride bırakarak anıları
Unutulur sandık uzaklarda
Geçmişin acıları.
Zaman artıklarından kalan
Yaşanmamış anlar körükler
İçimizdeki isyanları
Beynimizde biriken onca vehim
Yaşam yolculuğumuzun
Acı anılarıdır
Dört nala giden
Bir atlı gibi
Geçer gider zaman
Tozu dumana katarak
Cığ gibi büyür
Her kanayan yaranın vardır bir nedeni
Savurur rüzgar yangından kalan külleri
Yıllar sinsice çalar yaşarken ömürden
Toprağa girmeden çürür yorgun bedeni.
28 Nisan 2015




-
Mustafa Yılmaz
Tüm YorumlarSağlıkla geçecek uzun yıllar dilerim.
Mustafa yılmaz