Bembeyaz bir kartopu,
Bir pamuk yumağı.
İki yeşil göz ki
Kıskandırır değme kadınları.
Evimizin delisi,
Ben kapıdan, o bacadan.
Düşme sakın koşan attan,
Kurtar kalbi saltanattan.
Gelince yolculuk vakti
Fayda gelmez yattan, kattan...
_
Hüzün senfonisi bugün yüksek perdeden
Çaldı, çaldı, deli gönlü yaktı, dağladı.
Yükseldi gizli bir sızı, yol bulup kalpten,
Yaş doldu gülen gözlere, taştı, ağladı...
Bir şair yüreğinde
Engin olmalı sevgi.
Kibir dolu yürekler
Olamaz insan dengi.
Öğünür, atar, tutar,
Yüreğimden vurdu haşin dalgalar,
Kırıldı kanatlarım, yüreğim dağlı,
Martılarım bulutlarda ağlıyor.
Koptu dallarımdan son yapraklarım,
Bulutlar karardı, saklandı güneş,
Rüzgâr ıssızlarda yürek dağlıyor.
Sevdânın billurdan pınarı var ya,
Elle tutulmayan bir renk hâresi.
Leylak kokusundan teni sarar ya,
Âşığı ağlatan bestesi var ya...
Nağmesiyle eder insanı deli,
Yürüdü Yunus güneşe doğru,
Vurdu güneşin ışığı yüzüne,
Yansıdı ışığı bütün evrene...
Yunus Yunus çağladı ırmaklar,
Dalgalandı deniz Yunus diye...
Yunus'ca Yunus'ca yağdı yağmur...
(Çocuk öyküsü)
Araba, yokuştan yukarı doğru, ağaçların arasından kıvrıla kıvrıla uzanmış yolda, aheste aheste gidiyordu. Yolun iki tarafında bulunan ağaçların yemyeşil görüntülerini seyrederek yolculuk yapmak insana büyük bir haz veriyordu. Peşpeşe giden otomobillerde yolculuk yapanlar her zaman büyük bir mutluluk içinde bu manzarayı seyrediyorlardı. Ama yokuşun başında öyle bir yer vardı ki, arabalar orada ''zınk'' diye durur, arabanın içindekiler,''Bu da nerden çıktı'' diye söylenirlerdi. Bu söylenmelerinin sebebi, yokuşun hemen başında aniden önlerine çıkan bir ağaçtı. Ağaç çok sevimli, sağlıklı, gürbüz ama yapayalnız bir ağaçtı. Dallarını gökyüzüne uzatmış, dua eder gibiydi. Belki de gerçekten dua ederdi, kim bilir?
Yalnız ağaç,yokuşun başında görünen her arabada birden irkilir, titrer, dallarını daha da yükseklere kaldırarak:''Allahım, ne olur beni görsünler, görsünler de bana çarpmasınlar. Kazaya ben sebep olursam çok üzülürüm. Hem de o zaman beni keserler...Ah, ne olurdu ben de diğer ağaçların yanlarında olabilseydim. Böyle devamlı korkarak, yüreğim hoplayarak yaşamaktan bıktım. Ben insanları çok seviyorum. İstiyorum ki, onların da beni gördükleri zaman yüzlerindeki tebessümleri silinmesin. Kaşları çatılmasın. Ben de onları gülerek selamlıyayım. Peşlerinden el sallayıp iyi yolculuklar dileyeyim. Benim yüreğimin hoplamalarına arkadaşlarım da çok üzülüyorlar. Ama ellerinden bir şey gelmiyor. Tutup beni kenara çekemiyorlar ki...''diye üzülüyordu.
Birgün o beldeye, çok çalışkan, doğayı seven, her şeyi düzenli yapmaya çalışan bir belediye başkanı geldi. Yeni çevresi, onun gelmesiyle pırıl pırıl, gözle görülür bir düzene kavuşuyordu. Çok çalışarak ve sevecenliğiyle, kısa zamanda herkesin sevgisini kazanıverdi.
Belediye başkanı, çok konuşulan bu yolu görmek istedi. Birkaç araba peşpeşe gelip yokuşun başında durdular. Ağaçcığın yüreği ağzına gelmişti. ''Eh artık sonum geldi. Beni keserler artık,''diye gözyaşı dökmeye başladı. Ama belediye başkanı öyle tatlı, öyle sevecen bakıyordu ki, ağaç şaşırdı. Duydukları karşısında da kulaklarına inanamadı. Şöyle diyordu belediye başkanı:''Şu güzelliğe bakın, şu ihtişama bakın. Keşke bu ağaç benim bahçemde olsaydı. Hadi arkadaşlar! Şu yolu biraz aşağıya doğru yapalım. Bu güzel ağacın etrafına da yeni fidanlar dikelim. Yol biraz daha aşağıdan gitsin. Hem kaza olma ihtimali ortadan kalkar, hem de bu yokuşun güzelliği bir kat daha artar. Görüyor musunuz, keselim dedikleri bu ağaç, buranın daha da çok ağaçlandırılmasına, yeşermesine sebep oldu. Bu, benim ağacım artık...''
Yaban gülü ne çabuk solmuşsun böyle,
Pırıl pırıl gördüğüm gün daha dündü.
Yaprakların dökülmü solmuş, sdararmış,
Kokular saçıyordun, o daha dündü...
Her gören seni koklamak ister,
Duru suda dingin bakış,
Seven kalbe sonsuz yakış
Şelâlede çılgın akış
Yakışmaz mı, yakışmaz mı?
Siyah saça kırmızı gül,




-
Hüseyin Erdoğan
-
Halenur Kor
Tüm YorumlarŞiirleriniz sevgi dolu duygulu biz okuyucularınızın gönül tellerini titretiyor gönül bahçelerinde rengarenk bahar açıyor ateşe veriyor gönül ovalarımızı sevgi seli olup basıyor Kuylutyorum
ABDÜLHAK HAMİT’İN ŞİİR TANIMI:
İnsan, bazı kerre, hatırına gelen bir hayali tanıyamaz, o kadar güzeldir.
Zihninde uçan bir fikre yetişemez, o kadar yüksektir.
Kalbinde doğan bir hissi bulamaz, o kadar derindir.
Bu acz ile bir feryad koparır, yahud pek karanlık bir şey söyler, ...