bir otelde tahsilli sayılır bu çocuk!
ne konuşacağını bilir... fikriyle
iş teklif edildi.
tamam dedim neden olmasın.
bana; sen seçilmiş kişisin denildi
dünyaya geldim hep yek! dediler...
düşeş be! düşeş olsun!
kulağıma adımı okuyup
sonra da; Figen demişler.
yine mi hep yek Figen!
Münevver' i kimse görmemiş aslında
Sami abi; bazen uğrar mezarlığa
ne zaman biri Ayık Sami derse...
başka bir hemen der... şakasına;
izlemeyi ve saymayı bırakamam
sekiz kulübe, on dört gardiyan...
dört gözetleme kulesi
ortalama iki metre tel var duvardan.
beni fark etti!
oopps! yine altın avı...
kasabasından ayrılmış bir atlı
hep karanlıkta yol aldı
Ehi amico... c'è Sabata, hai chiuso!
olamaz!
Stalingrad'da bir ışık parlaması
rüzgarın ve soğuğun tanrıçası
Radmila;
buz cehenneminin kızıl saçlı kızı
ışıklar saçarak Alman namlusu
yaşadığımız yer sizin için;
hem cennet, hem de cehennem olabilir.
daha da kötüsü...
aynı yerin zaman zaman
hem cehennem, hem de cennet
olarak üzerinize gelmesidir.
kim aynaya en saf haliyle bakmak ister ki
gösterişsiz, maskesiz bir çocuğu kim severdi
kendini kimseye göstermeyeni kim görebilirdi
sen gördün, senin masum çocukluğun..
oysa herkes çocukluğunu gömdü
o mahalleye yeni gelmiştim
herkes bana bakıyor, kimlerdendim
çocuklar top oynuyor
gittim yanlarına tabi ki yine ben kaleye geçtim.
günlerden bir gün geziniyordum kendimce
beni bilenlerde vardı. Belki de fikrimce
ulan! çubuk kraker sevmem ki ben
ne yiyip duruyorsun ince ince
şu sakızı icat edene de...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!