Önce yoktu zehrin, bilirim seni
Yıllar sonra değiştirdin, bak geni
Belli ki, zorlarsın, ilimle feni
Nice canlar yaktın, zalimsin kene! ...
Derken, Çorum, Sivas, Karabük, Tokat
Bahri Bey, sevmiş “Sarıgüney”i,
İlçeyi resmeyler “Tekkegüneyi”,
Ormanla kaplı kuzeyi güneyi;
Bir uçtan bir uca gezdim Akdağ’ı
Araziden de yoksundur “Kılıçlı”,
Uzaktan gelirim, pek çok özledim
Niceden beridir, yolu gözledim
Öpeceğim: yeri; böyle sözledim
Körüğün Yarma’da, dur otobüscü
Sazdere’den sonra, döneyim sola
Başa bir iş gelir, düşersen eğer,
Arayıp, sormazlar; vermezler değer
Dost zannettiklerin, değilmiş meğer
Tanımazlar asla, düşme yeter ki! ...
Dostum çoktur diye, övünme sakın,
Fani âlemde çalış çalış bitmez emel
Bâki âlemde seninle kalacak amel..
Kelimeler, kavram; değişti cümle
Bilmem ki bu gidiş, nereye kimle
Koptuk özümüzden, en baştan tümle
Sonumuzu hayra, erdir ya Rabbi!..
"Kul Hakkı" da söyler, hem hayret eder
Mahcubuz ey Kudüs, bağışla bizi
Kutsalsın ezelden, bilmeyen mi var
Çocuklar ölüyor yürekte sızı
Şu masum halini bilmeyen mi var..
Gelince ecelin, ne geç ne erken
Bağlarlar çeneni, biçilir kefen
Hem salâ okurlar, duyulsun derken
Yıkayınca GASSAL, gömerler seni!..
Ne soğuk ne sıcak suyun da hazır
Sabi sıbyan, yaşlı; ayırt etmeden
Can verdi, çaresiz, bakın Gazze'li
Savaş suçu, masum; hiç gözetmeden
İşte siyonizmin, kastı ezeli..
Savunmasız, yalnız; nüfus da bitti
Sakın akşam olmasın,
Kararmasın gece…
Boğazıma düğümlendi,
Gurbette hüzün, hece hece
Akşam olunca birden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!