Hüznümün ortasındayım,
Kederim beni esir aldığı pusuda.
Masum değilim, mazlum da ama
Bazen gitmek ister insan...
Sessize almak ister kendisini...
İçindeki fırtınayı
Sustum işte,
Her şeyi ardıma bırakarak.
Yosun tutmuş dingin suların
Ağır ağır dibine çekilen
Kum taneleri gibiyim.
Öyle yalnız ve karanlık,
Tükendik değil mi?
Sanki bir güzergâhın
Son durağındayız.
Bu yolculuk
Vedalaşmadan bitecek gibi.
Geriye bakmadan
Sevdiğim, tut ellerimden, tut yüreğimi.
Bu boşluk, bu uçurum, bu mesafeler
Korkutuyor beni.
Korkuyorum sensizlikte.
Hani hayaller vardır ulaşılmayan,
Çaresizlik büker ya insanın belini.
Farkında mısın?
Suskunum kaç zamandır.
Sanki ölüm öncesi
Bir sessizlik çöktü üzerime.
Çok şey var içimde hesaplaştığım,
Yanılgılarım ve hatalarım.
Unutacaksın
Ve unutulacaksın.
Üstüne defalarca yazılıp
Silinen bir kâğıt gibi.
Kalemlerin dili tükendiğinde,
Boşlukta savrulan bir yaprak gibi
Uyanın ey insanlar,
İnsanlık kaybediyor insanlığını.
Aldırmazlık, körlük sarmış dünyayı.
Bunca şiddetin, zulmün ortasında
İnsanlık unuttu ölümü.
Hani biz en şerefliydik,
Öyle çok yorgunum ki bugünlerde.
Ne yana dönsem gönlüme çarpıyor yüzün.
Belli ki fark etmeden yaralamışsın yüreğimi,
Fark etmeden kök salmışsın içerime.
Benim yüreğim yorgundur be hilal bakışlı,
Say ki zamansız bir ölüm düştü bahtıma.
Kimselere diyemeden derdimi,
Kimseye anlatamadan seni,
Ağır bir suç işlemiş gibi
Yüreğime sakladım seni.
Sanki dünya yıkıldı üstüme,
Benim senden başka gidecek yerim mi var?
Bilirim, günahlarımın izahına sebebim yok.
Sen ki yüz çevirirsen benden,
Nedametimin tutunacak
Hiçbir tesellisi kalmayacak.
Yüz çevirme ki benden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!