Gönlümdeki kelepçeyi kırdım bu gece.
Sensizlikte alamadığım her nefeste,
Yeniden özgürüm artık.
Avuçlarımda biriktirdiğim dualara,
Bağrımda açtığın yaraları
Harmanladım bu gece.
Gideceksen, lütfen şimdi git.
Üzülüyorum, içimde korkular birikiyor.
Bir varsın bir yok gibi,
Aklımı senden alamıyorum...
Tüm duygularım, benliğim ve ruhum
Karmakarışık.
Uyuyorsun biliyorum.
İçimde kopan fırtınalardan bihaber,
Gözlerin dalıp dalıp gitmiştir şimdi
Benden çok uzaklara.
Penceremin buz tutan tarafından
Gönlümden gidişini izleyecek yüreğim.
Gidersen,
En çok ben özlerim,
Gözlerindeki gülüşü,
İçimi eriten nazlı bakışını özlerim.
Ne seni düşündüğüm geceler
Ne hayalin avutur gönlümü.
Gitmesek, birbirimizde kalsak olmaz mı?
Bitirmesek elalem ne der diye,
Bir şeyler uydursak insanlara,
Sebepsiz yere sevdik desek mesela.
O bana seslendi,
Ben ona yankılandım desek,
Gittim ben hayatından, gözün aydın...
Bu sana son inanışımdı,
Senden yana son yaralanışım...
Sana sevgiyi yanlış öğretmişler gülüm.
Sevgi sevdiğini incitmek değildir.
Sevdiğine her seferinde sitem etmek,
Nereden geldiğini fark etmediğiniz,
Bir öfke,
Bir tokat,
Bir ölümdür.
Bu gidişler.
Bu yüzden biraz yakar canını,
Bak, uyumadım gene.
İçimi acıtan her şey geceden çıktı gün yüzüne,
Biliyorsun, sen benim en suçlu yanımsın.
Kendimi affedemediğim ömrümün yangısın.
Güneşi doğmaz yüreğimin. İçimdeki karanlık fırtınalarla büyüttüm seni.
Zehrini kendim akıttım yüreğime.
Sevdiğim,
Gönlümün dinmeyen sızısı,
Ne kadar kırılganız,
Ne kadar solgun
Ve ne kadar yalnız.
Sanki sonbahar gibi her bir yanımız.
İstanbul üşüyor,
Sokakta kimsesiz çocuklar,
Abiler, amcalar, sonra kediler.
Ve öksüzlükten nasibini almış,
Yetimlikten muzdarip gece
Ve yalnızlığa sürgün edilmiş ömrümün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!