Ormanlar, cennet bahçesi;
Yeşilin bütün tonları içinde.
Aşka erer, iman güçlenir;
Ormanlar, cennetten bir bahçe,
Bana, nasılsın diye sorma,
İyi değilim.
Bu hayat, çok yordu beni.
Artık bu gözlerim, taşımaz oldu,beni.
Öyle işte,
Betonların arasından fışkıran o hür sesler,
Bir salıncağın gıcırtısında saklıdır umut.
Havaya savrulan her kahkaha kederi siler,
Gökyüzü bugün masmavi, her yan bulut bulut,
Nereli olduğumun pek bir önemi yok,
Bu toprakta harmanlanmış özüm var.
Gönlüm zengin, vatan sevgim karnı tok,
Her ilinde söylenecek sözüm var.
Seksen bir il adım adım benimdir,
İsteyerek ya da istemeyerek seni üzdüğüm
Her gün, her saat, her dakika için özür dilerim.
Seni değil üzmek nefes almaya bile korkuyorum ben.
Neden mi? Dünyadaki oksijen azalmasın bari ben az nefes alayım da sana kalsın diye.
Beni sevmediğini bilmek çok acı,
Kalbinde yerimin olmayacağını bilmek çok acı,
Aslında biliyor musun seviyorum desen
Yalan söylesen de ben sana inanırım!
Ne elini verdi aşkın suyunu içirdi.
Ne de yürekten sevip yaralarımı sardı.
Gözyaşı ve sessiz çığlıklarımla bıraktı.
Gidiyormuş, yaktın be ciğerimi papatyam.
Dağlardaki kır çiçekleriydin sen.
Ahu gözlerin güneşle ışıldıyordu.
Sen papatyalardan daha güzelsin,
Doğanın tüm güzellikleri sendin.
Bir camdan bakıyorum, kocaman dünyaya.
Sabahtan, akşama kadar, bir camda.
Gün orda doğuyor, orda batıyor.
Gecelerim, o camda geçiyor sadece.
Gariban emekliye bir zam bile yok,
Promosyon verirler, içinde hayır yok.
Eve ekmek almaya parası kalmamış,
Hali perişan emekliyi düşünen yok.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!