Ellerin şekil verir
Dilin susar
Gözlerin biçim kusar
Kulakların sağır
Tenin toprak kokar
Dün bir;
Bugün iki.
Neyi değiştirdin ki?
Sakladığın bir şey yok,
Soluğunu bırakacak bir ten.
Yastığa kodunmu başını sızlatacak,
Bu yüreğimizin gittiği yerdir
Nedensiz,sonuçsuz
Kalmak kimi zaman en belirgindir
Bilmediğin zamanlarda uykusuz
Cassandrada bir gün evime geldin
Yağmur damlalarını tuttuk beraber pencerede
Kayışı kopmuş bir motor gibi boşa yorulduk
Sonra attık üzerimizden kokmuş geceyi
Sevişmek artık bizim haddimize değildi
Büyük kadınların gölgeleri küçük olur.
Büyük şarkıların nakaratları kısa.
Hayallerimi sığdırmak isterim bulutlara;
Ne düşünsem,aslında yoktur.
Bu çizgi oyunları bir düzmece.
Denemek istiyorum kendimi
Şurdan şuraya kadar
Geçtiğim bütün günleri
Geri getirmek azar azar
Bir filmin içinde mutlaka ki
Oradan oraya akar
Alışırsa karanlığa gözlerim sensiz bir başıma.
Korkular insin ince ince na mahrem yanıma.
Söz olur akıp giderde zaman içinde yollarda,
Aşk gibi ince bir kelime söylerim dudaklarımla.
Sanma ki kader biçilmiş ince bir yoldan ibaret,
Ey o inciler üzerinde duran
Kırmızı akan iki nehir
Sözde ayrılan düşüncede kapanan
İçimi sızlatan karşı konulmaz emir
Ey o inciler üzerinde kurulan
Ben evimdeyim bu gece sıcak koltuğumda,
Koltuğundaydı gece hareketli yolculukta,
Sonsuzlukta bir bakış kaldı,arkalarda,
Yamaçlarda bir virane kaldı,yapayalnızlıkta
Düşen beyaz kanatlı,beyaz dev,demirden
Gece çökünce şehre.
Son ağını bırakınca denize yalnız tekne.
Bir kedi deniz kenarında binbir hayyallerde,
Beklerde durur,düşsede toprağa diye.
Umut hiçbir zaman senin değildir.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!