Bugün ansızın usul usul başladı.
Yağmur.
Tanıyordum ta önceden damlalarını.
O solucanları özgür bırakan mağrur.
Biliyordum.
Çocukların çamurunu kardığını.
Az önce kaldırıp attılar duvarları.
Hatırlıyorum iki katlıydı.
Balkonunda sırnaşık sarmaşık.
Hayata tutunmaya çalışıyordu.
Mutfak çıplaktı.
Çeşmenin kellesini kopardılar.
Yüreğim ağır.
Gürz gibi savruluyor başımda sevdan.
Sarhoşluğunda bir şişenin.
Ellerim kör,gözlerim sağır.
Ağır ağır geçsin isterim yaşananlar.
Ne saat bilirim ne sabah.
Küçük elimle girerimde yavaşça,
Çıkarım sonra belimle büsbütün.
Yumak gibi sarıp günahları aşkla,
Keyiften şarkılar söylerde şen gönlüm.
Sonra bir tokat gibi enseme yapışırda,
Hala aynı olsada sabahlar,
Gün bütün heyecanıyla karşımızda;
Bizi alıp bütün umutlara bıraksada.
Hep bir güzel an içindir bütün herşey.
Sevdadandır.
Sana benzer kadınları,
Yerine koyabilseydim eğer;
Bütün bir yaşanılanı,
Unutmak ister.
Bilirsin ki; ayrılık olsada,
Yaşanmışlık kalır canlı.
Ne diye gidersin durmadan.
Nasıl yolunu kaybetmeyen çarklar içinde dönersin.
Yada raylarında kara trenin,
Akıp gittiğidir,duman duman düşüncelerin.
Ne diye gidersin durmadan.
İzmirde sevgi yolu.
Sanki Roma kral yolu.
Sağı solu;
Karakalem çizen ressamlar.
Sana bir resim vereceğim.
Öyle göründüğü gibi değil.
Sandığın gibi hiç değil.
İnsanlardır bunlar irili ufaklı.
Gizli kapaklı.
Varsın olsun kör gibi hiç görmeyelim;
Yanmış sönmüş alevlerini gözlerin.
Günlerce gecelerce
Saatler dakikalar geçer
Aç susuz bekler
Örümcek
O bekleyişi düşünerek
Yakaladığında avını dişler
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!