Yenik ayrılırsam gözlerinden usul usul,
Boynu bükük bir çiçeğin yorgunluğunda;
Bir akşama hazırlanırım çoğul,
Veda etmekteki söz ustalıklarında.
Bana yollar hazırla;
Evlerin kapıları kapanınca,
Bana kalınca akşamdan sabah.
Eski yaşamların duvarda kalan izi,
Nasıl bir dönencede kalmalı ah.
Penceresi kör evlerin bakışları gibi,
Bu günde yollar yürüdüm.
Topraklar üstünde yollar yürüdüm.
İşçiler arı kovanında vızır vızır.
Esnaflar dükkanda tıkır tıkır.
Şarkılar meydanlarda cıvıl cıvıl.
Hani pazarda ayak altında naylon poşet satarlar,
Yollarda kambur duruşlu küçük köpekler gibi.
Silinmiş düşleriyle çaresiz dolaşanlar.
Çocuklar bizim yüreğimizi hiç sızlatmadı ki
Onlardır gök kubbeyi çatı yapıp yatarlar,
Uzun sarı başaklardır.
Damla damla birikirler akşam olunca.
Her sokağın başında,
Her arzunun kıyısında,
Yeşerir.
Geceme dolaştın çok kere
Aklıma iliştin yok yere
Kanıma dokundun teninle
İçime işledin
Saçıma uzandın elinle
Sabah uyandığımda yanımda bulurdum seni
Dün geceden kalma hayallerin sonrasında
İkimizdik tek gerçeklik arasında
Gelmedi ah kulağıma olmayan rüyaların sesi
İnsanlar arasında insanlar arasında
Farklı bakışları ve aldırmazlığı
Hemen tanırsın büyük olur bakışları
Yalansızdır hem söylediği hem yaptığı
Salaklar arasında salaklar arasında
Köylerde uyuklayan evler;
Sokaklarında bir it uğursuz değilken
Adımladım çoğu kez gençliğimden
Arnavut aşkını kimdi buraya döşeyen
Camlarında buharlaşan geceler;
Ya geri,ya ileri.
Olmayacak böyle arada kalmak.
Yaşlı yada çocuk olmak;
İşte yalnız,bu iki için düşünmeli.
İkiside iyidir her zaman.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!