GURBETİN ÇARKINDA
Köyün eşiğinden attık adımı,
Gurbet yedi bitirdi ağız tadımı,
Sildik defterlerden asıl adımı,
İstanbul içinde kaybolduk işte.
İki dönüm tarla, üç-beş de koyun,
Gözümüze geldi en büyük oyun,
Şehre kurban gitti o asil boyun,
Düzenin çarkında ezildik işte.
Beton yığınları kapattı göğü,
Çözemedik gitti şu kördüğümü,
Unuttuk yaylada bayram düğünü,
Tozlu raflar gibi dizildik işte.
Evlatlar okusun, bey olsun dedik,
Gündüz hayal kurup gece dert yedik,
Gençliği harçlarda eyledik gedik,
Duvarlar içine gömüldük işte.
Şimdi bayram gelir, yollar gözlenir,
O eski kokular her an özlenir,
Sıla hasretleri canda gizlenir,
Gözü yaşlı ihtiyar kaldık işte.
Dizim ferman etmez, gönlüm yorulmuş,
Gurbetin defteri çoktan dürülmüş,
Ruhumuz bir kuru dala sarılmış,
Dalında kuruyan yaprağız işte.
Toprak bizi bekler, yolumuz ırak,
Yürekte yanıyor sönmez bir çırak,
Dünyanın sonu bir avuç toprak,
Kalemsiz Şair olduk işte.
Kayıt Tarihi : 6.05.2026 12:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!