GURBET YÜZLÜM
Aklın dehlizine sorular dolar,
Sessiz rüzgâr eser, benzin mi solar?
Efkârı sakladım, mevsimler yalar,
Ömür sensiz onmaz; dön gurbet yüzlüm.
Zamanın çarkında hasret bir pençe,
Zehirli şerbeti içer her gece.
Dert yaman olsa da, söz ince ince,
Ağıtlarım dinmez; dön gurbet yüzlüm.
Kafes dar geliyor, nefes bir yumru,
Dudakta kilit var, sükûtun emri.
Maziye daldıkça biter bu ömri,
Dünya bizsiz dönmez; dön gurbet yüzlüm.
Zindanda duvarlar buzdan bir perde,
Taşınmaz bu efkâr, düştüğüm yerde.
Gözyaşı sel olur, derman bu derde,
İçim sönmek bilmez; dön gurbet yüzlüm.
Yönünü şaşırmış seldeyim gayrı,
Rüzgârın yeline kuldayım gayrı.
Sılası çalınmış yoldayım gayrı,
Vuslat geri gelmez; dön gurbet yüzlüm.
Akrebin kollarında can çekişir an,
Ne tabip kar eder, ne de şu zaman.
Yaramdan sızan kan, duman ki duman,
İflah olmaz sızı; dön gurbet yüzlüm.
Toprak susuz kalmış, çatlamış bağrı,
Duyulmaz mı söyle, bu kadim çağrı?
Kalemsiz Şair’im, bitmez bu ağrı,
Hiç mi için yanmaz? Dön gurbet yüzlüm.
Kalemsiz Şair
Kayıt Tarihi : 8.05.2026 12:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!