Haziranda hazan yaprakları savrulur.
Vedalar gidenin değil, kalanın canını alır.
Canından can koparır. Her yaprak dökümünde
mevsimsiz üşürüm...
Şimdi bütün hüzünleri topladım üzerime.
Doğduğumdan beri çok yakışır tenime.
Sessizlik ve sükut işledim yüreğime.
Ne yapayım elimde değil, mizacım böyle...
Teknoloji yarışı, uzakları yakınlaştırırken, yakındakileri uzaklaştırır oldu. Değerlerimiz kayboldu. Değişen biz miyiz zaman mı bilemedim. Her yılı heyecanla ve umutla beklerken şimdi ondanda hevesimiz kalmadı. Nasılsa geçen yıldan bir farkı olmayacak der gibisiniz, bende farkındayım. Olumsuz düşünceleri yırtalım zihnimizden, yeni umutlar ekelim gün tarlasına. Düşüncelerimiz değil mi bizi yönlendiren, haklısınız toplumda olan bitenlere de kayıtsız kalamıyoruz. Acı, çile, kayıplar derinden etkiliyor bizi. Biri ağlarken gülebilmemiz ne mümkün. Dilerim yinede ufak bir tebessüm yaksın mutluluğunuzun meşalesini...
Hayal kurmaktan vazgeçeli çok oldu.
Kendini kandırmak gibi birşeydi bu.
Şimdi gerçeklerle yüzleşiyorum.
Mutlumuyum, mutsuzmuyum bende bilmiyorum...
Sızlıyor yine içimiz hangi şiir anlatır bir annenin ağıtını, bir babanın feryadını.
Bu ülke üzerindeki kara yazgıyı, gün yine acı ve isyan günü mutsuz insanlar ülkesi...
Müziğin sesini aç be usta!
Belki bastırır yüreğimizdeki özlem uğultusunu.
Hüzün makamında olsun.
Sıradaki şarkı gidip de dönmeyen
vefasızlara gelsin...
Kadın hem güzel, hem akıllı, hem duygulu üçü bir arada ne hoş bir yalnızlık...
Uğur böceğinin uğuruna inanan.
Kedi yavrularına merhametle bakan.
Gelincikten şurup, papatyadan taç yapan.
Ekmeğimizi ortadan bölüp arkadaşımızla paylaşan.
Ne masum çocuklardık...
Siz bilmezsiniz bayım, bazı geceler yatağın köşesine kıvrılarak uyumaya çalışırken yastığın gözyaşlarıma sırdaşlığı var. Her suskunluğumda, peki dediğimde içimde kıyametler koparmışlığım var. Yürek heybemde hayallerimin enkazı, kırık kelebek kanatları, güzeliğimi mutlulukla takas etmek isterdim mesela... Ya da ne bileyim, duvarlarda sessiz çığlıklarımın yankısı, güçlü görünüşümde gözlerimin sığındıklarımdan sevgi dilencisi olmuşluğu var. Siz bilmezsiniz bayım, nerden bileceksiniz...
Söylemedim ki....
Seni arıyorum....
Yürek dilince dost omuzlarını, üzüntüde ve sevinçte sol yanımda heybetli duruşunu, güven kokusunu, şiir bakışını bir ömrü bir sevdaya bağlamak. Her zorlukta ellerini tutmak, seni ben gibi tanımak, ruh eşim diyebilmek, çılgınca gülebilmek, çocukça ağlayabilmek konuşmadan anlaşabilmek hayatta son demim umudumu tükettim nerdesin...




-
Uğur Şahin
Tüm YorumlarTebrik ederim
“Yere” mim olmadan “yâre” lam olmaz.
Görmemişken bile, yüreğim kaldıramaz.
Cemalini göreyim, cennetten de geçerim
O Kevser şarabını, gece gündüz içerim.