Oysa ben bir sıcak çayın demine yanmıştım.
Bir mendil gibi
Sol cebine tam üstüne
Ömrünün iliğine
Kaderin yoluma attığı ilmeğine işlenmiştim.
Gökyüzüne salınan güvercinler gibi
Neydi paylasamadığımız?..
Kısacık bir,hayat kaldı elimizde.
Görmüyor musun?
Susadım.
Çölde kalan bedeviler gibi.
Soyundum aşkına,
Göğsümü tırmalayan bir pençe
Dışardan kendime bakasım var.
Bir pencere darlığında
Bir perde aralığında.
Nasılım acaba.??
Koca koca camlarıyla, bir sokak ağlıyordu.
Perdeler yanıyordu, üstündeki Gül'lerin kırmızısından.
Çanak tutuyordu cüceler, bir tutam saçın yalancı kıvrımına..
Sunaklarda, aşklar katlediliyordu,
Veba gibi, yayılıyordu sevda ağıdı dillerden.
Geceye SON DEM
...
Arkasına uzanmış
Yılların taksimetresinde
Ne kaldı varacağım yere derken buluyordum kendimi
Sallanan sandalyesinde dizkapaklarımdaki örtümün
Ruh bozumu denilen, zamanlar var.
Yorulduğunda insan,
Beyaza bakmak farz olduğunda,
Dizler başka kırılır, doğrunun otağında.
Bir azizedir şimdi güzelliğin.
Gözlerine bakmayı ne çok hayal ettim biliyor musun.?
Ne çok dillendirdim kelâmlarımda
Yarım yamalak duaları.
Hani sadece korkunca aklına gelir ya insanın...
Oysa ne çok anlatacaklarım vardı sana,
Yıllara ekip ekip yolduğum,
Sabır teknesini çeken kürek gibiyim.
Asılıyorum da en kuvvetlisinden,
Yaramıyorum ortasından,
Geçemiyorum kelamların kıyısından.
Göğüm deliniyor,
Bugünlerde sağ duyum firarda
Insan tarafım yüreğimle kapışmakta
Gider yapıyorum tüm kelamlarla
Sonradan öğreniyorum faili meçhul olduklarını
Kim vurdu...?
nereye varılır bu kayıplarla.?
Sakar geceler var uykularıma uğramayan.
Belini kırmışlar tüm rüyaların.
Onarılmıyor..
Kaldığım yerden devam edemiyorum bir türlü.
Ve ben hatırlamıyorum,
Seni en son nezaman gördüğümü..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!