Sen orda kal çocuk yüreğim
Kırılıp döküldüklerinle
Bilmediğin açtığın yaralarla
Birgün pişman olacaklarınla
Sen yürü..
Sana açtığım o uçsuz bucaksız yolda
Saçma sapan bir yazıda yırtılıyor adın
Kaleme intihar ettiriyorum sözcüklerde
En acıklı yerinde durmadıkları
Donup kalmadıkları için plakları kırıyorum
Ve kadehleri her seferinde
Şerefe kaldırıyorum
Serseri cicekler görüyorum
Nerde ne zaman açacağını bilmeyen
Sağa sola savrulmuş
Gözümün içine içine bakan
Kimi sade yaprak vermiş, inat olsun diye
Kimide boy vermiş, tüm ihtişamıyla
Sevda kaç boğumdu.?
Ve biz hangisinde boğulduk.
Dilin kemiği yok derler oysa ki.
Biz hangisinde kırıldık.?
Toprak yeryüzünün anasıdır değil mi.?
Biz hangi rengine gömüldük.?
Sevdakârim diyordum ona
Acz olan dilim
Yalniz Onunla konuşuyordu /sevda makamında
Gönülden çiçekler deriyordum.
Saçlarımı örüyordum ömrüne/taç misali,
buket yapıp asıyordum kapısına,
Birden nasil tuttuysa ellerimi
Akıverdi yuregim
Isındım yüzündeki ince kaçak çizgilerden
Sağa sola bakan istemsiz gözlerinden
Özledim'e biliyorum diyen
Sözlerinden yakınlaştım.
Şimdi seni dinliyorum.
Sana yeltendigim, her zamanda baltalanan umudumu dinliyorum..
Ben her şarkıda, her şiirde seni anıyorum
Pembelere isyanım var artık..
Gülüşlerinde, asılı kalan kelebekleri koyverme..!!
Yarınsız, acısız bir ölüm..
Sırtıma girmiş yel gibisin
Her nefes alışımda
Sancılı bir ah çekişsin.
Taşıyorum ruhumla beraber
Bu sonsuz acı hissini...
Siyah bir gece gibi yüzün.
Hüzün bulaşmış defterlere.
Tüy gibi hafiftin oysa.
Bulaşmasaydın bataklıklara,
Değmeseydi elin bulutlara,
sıkıverseydin boğazını .
Yüreğimde yanan son bir mumdun
Her seferinde ellerimle söndürmeye meyl'ettiğim
Ne çok ocak yaktın
Kaç yüreği atmayacak kadar öldürdün
Kırkıda mı aynı olur be..! !
Bir öncekinden daha mı beter yanar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!