Çatladı simsiyah ziftle örülmüş hulyalarımın o kadim camı
Ruhumun mahzeninde yankılanır şimdi sönük bir mumun feryadı
Zamanın süzgecinden sızan zehirle dağlanırken yorgun sinem
Gönül aynam kırık şimdi dökülür yerlere hasretin keskin camı
Ufuk çizgisine çöken kurşuni bulutlar örterken son ışığı
Gözbebeklerime saplanıyor ağır ağır geçmişin o hayalet ucu
Rüzgarın uğultusu inlerken ıssız ve sağır sokak taşlarında
Gönül aynam kırık şimdi yansıtmaz oldu o eski yalan düşleri
Zemherinin diş bileyen ayazı dondururken içimdeki ak kanı
Avuçlarımda biriken kül rengi kor tanesi yakar ince tenimi
Bütün yollar çıkmaz bir labirente varır adımlarım batarken
Gönül aynam kırık şimdi kayboldu ruhumun en gizli yönü
Kör kandiller titrerken sağır duvarların öksüz gölgesinde
Eriyor damarlarımda dolaşan o buz tutmuş sessizliğin tuzu
Hafızamın tavanından sarkan çile zinciri döverken bağrımı
Gönül aynam kırık şimdi yutuyor benliğimi o sonsuz kuyu
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 16:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!