nasıl ayrılacağız bekçilerinden yüreğin
vaktimiz dolduğunda,geldiğimiz yere giderken
sorgusuz kokular,sorgusuz arzular
ve mavi kadınlarla güzel sanarken dünyayı
nefesimiz kaç şehrin hüznüne boğuldu...
farkında olmadık..
ay geçti takvimden,
sen geçtin ömrümden,
uzun uzun yaşadık neydiyse adı,
aşk diyor bazıları,
bir zaman var elbet silinmesi için hatıralar,
hangi yılın,hangi ayında olacak,
bir tarafım yeşermeye yüz tutan heveslerle
bir tarafım mahpus soğukluğu içerisinde
her yanımda tuhaflığının verdiği nem
keyfimin bekçileri istifa etti az önce..
şimdi gözlerim direnirken tembel bir uykuya
biliyor ki o tembelliğin içinde
Aynı istiridyenin birbirine eş, iki parçasıydık
Kaybettik birbirimizi farklı denizlerde..
Bilirdik istiridyeler çift yaratılmaz,
Bilirdik renkleri uysa birleşmez parçaları,
Parçaları uyuşsa,
Aydınlıkta sırıtır uyumsuzlukları,
her yeni güne
ölü umutlarla selam ediyorum
daraltarak herşeyi
yüreğimi,hayallerimi,kaderimi
eğiliyorum kurallarına basiret fakiri dünya'mın..
yüksek sesle ölmek yasak
Yokluğunun kaçıncı baharı,
Her kadına giydirdiğim
Maskelerin eskiyor artık,
Kokunu sindirme çabaları, çaresiz,
İsmin geçmesin kimsenin dilinde,
içim sızlıyor..
İyi geceler temmuz,
Günaydın Dünya,
Doğum günün kutlu olsun..
İçimde cenin gibi büyüyen
Müthiş sarılma isteği,
Uzun kelimeler göz yorar
İnce fikir kalp ısıtır
Ama
İnce hesap kalp kırar
Ağacı yontmadan da
sevemez misin
eğiliyor konak meydanı önümüzde
soğuk giriyor soluğumuza
deniz biraz efkarlı bu sabah
tenin biraz hoyrat yalnızlığıma..
sabahı senle etmek
geceyi beraber öldürmek
akşamdan kalma onlarca hüzün
kurudu dudaklarımla beraber.
böylesine isteksiz,çaresiz
zamansız
ve ellerimi titreten bir aşk..
yüreğimi çıkarır gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!