Ne diyeceksen de artık,
Ne sabır kaldı ne de ben.
Gidiyorsun yeşil gözlerinle,
Bir elveda... Yok mu?
Öyle içten, sımsıkı sarılmadan,
Gözlerindeki inci tanesini
Avuçlarıma koymadan mı
Ayrılacaksın?
Nasıl bir hayat, nasıl bir aşk bu?
Kavuşmadan olur mu ayrılık?
Sonbaharda dökülür ya yaprak,
Yine baharda açar tomurcuk.
Terk edilmiş, sahipsiz mi sandık
Sevdamızı?
Kavuşmadan olur mu ayrılık?
Yine de sevmeyecek misin sen?
Bir daha göremeyecek miyim seni?
Korkusu...
Ellerinin avuç içi kaşıntısı,
Sızısı...
Sesini duymanın kulak çınlaması,
Endişesi...
Yine odamın soğuk,
Rutubet kokusunu mu
Yaşatacaksın bana?
Gideceksen, git artık.
Beni gözlerinle baş başa bırak.
Yüreğimin en tatlı yerinde
İzlerini silmeden git.
Gideceksen, git artık.
Ne diyeceksen de artık.
İki ayrı dünyanın insanıyız;
Ben Paris'in Eyfel Kulesi,
Sen Diyarbakır'ın klişesi.
Diyeceksen, de artık.
Gözlerinin yeşilini şimdiden
Çok özledim.
Arkana bakmadan gideceksen,
Git artık...
Umursamaz tavırların,
Denizin yosun tutmuş rengini,
Kokusunu...
İçimde beni öldür de
Öyle git...
Kayıt Tarihi : 1.07.2026 15:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!