ey yar,
gecem hasretin karanlığında demlenen bir kadeh, sabahım adını anınca dağılan bir sis.
kalemim kavuşmayı yazar,
ama kader denen ihtiyar katip
her satıra biraz ayrılık serpiştirir.
bir senden söz açılır içimde,
bir de ölümden.
gerisi dünya dedikleri uzun bir gürültü.
bak, şu feleğin dönen çarkına aldanma.
dün başında taç taşıyanlar,
bugün bir avuç toprağın sessiz misafiridir.
ne saray kalmıştır sahiplerine,
ne de altınlar kurtarmıştır sahiplerini.
rüzgar, isimleri bile silmiştir taşlardan.
öyleyse ey yar,
madem ki ömür bir kandilin titrek ışığıdır,
neden sevgiyi yarına bırakalım?
ben seni beklerken öğrendim.
hasret de aşkın bir dilidir.
kavuşmak nasıl sevdayı anlatırsa,
ayrılık da başka türlü söyler onu.
geceler boyu sustum.
çünkü bazı duygular vardır,
sözcüklere sığdığı anda eksilir.
bazı aşklar vardır,
anlatıldıkça değil,
susuldukça büyür.
ay gökte yalnız dolaşırken,
onun da bir zamanlar sevdiğini düşündüm.
yıldızlar neden bu kadar uzak olsun ki?
belki onlar da kavuşamayanların
göğe savrulmuş dualarıdır.
ey yar,
bir gün aynaya baktım.
yüzümde zamanın ince çizgilerini gördüm.
o an anladım.
insan yaşlanmıyor aslında,
biriktirdiği hatıraların ağırlığını taşıyor.
ve sen,
hatıralarımın en güzel yüküsün.
bu dünya bir handır dediler.
gelen konaklar,
giden dönüp bakmaz ardına.
ben ise bu handa
bir tek senin adını duvara yazdım.
belki yağmurlar silecek onu,
belki yıllar unutturacak.
ama gönle yazılanı
ne yağmur silebilir,
ne zaman eskitebilir.
ey yar,
şarap içmedim belki,
ama aşkın sarhoşluğu düştü payıma.
bir bakışınla değişti mevsimlerim.
bir gülüşünle çoğaldı baharlarım.
bir sessizliğinle
içimde kışlar kuruldu.
yine de şikayet etmedim.
çünkü seni sevmek,
mutluluğun değil,
anlamın peşinden gitmekti.
şimdi soruyorum feleğe
madem sonunda toprak olacağız,
nedir bu kibir?
nedir bu kavga?
nedir birbirimize kurduğumuz duvarlar?
bir gün bütün hesaplar kapanacak.
unvanlar düşecek omuzlardan.
zenginlikler sahip değiştirecek.
güzellikler solacak.
ama bir insanın bir insana
içtenlikle duyduğu sevgi,
toprağın bile dokunamadığı tek hazinedir.
bırak şiirim ol ey yar.
ben seni mısralara değil,
ömrümün derin yerine yazayım.
sen okudukça çoğalayım,
ben yazdıkça sana yaklaşayım.
ve gün gelip de
son sayfasını çevirdiğinde hayat,
bir köşede benim adımı görürsen,
şunu hatırla
ben seni yalnız güzelliğin için sevmedim.
seni,
bu gelip geçici dünyada
geçip gitmeyen tek şey olduğun için sevdim.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 11.06.2026 00:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!