"Bir insanın ölümü bir gündür; yokluğu ise her güne düşen bir sızıdır. (Basri Erdoğan)"
Düşen yaprağın hafifliği değil meselem,
Onun bir daha o dala dönemeyecek oluşu.
Işık çekilirken penceremden
Gölgelerin uzayıp ahşap zemine değmesi,
Ve her şeyin tam da yok olurken
Güzelliğinin zirvesine ulaşması tesadüf değil.
Geçiciliğin sessiz kederi bu;
Ne bir feryat, ne bir kabulleniş tam olarak.
Sadece bir durup bakma hali:
Baharın kiraz çiçekleri dökülürken
Ve biz henüz kokusuna doyamamışken,
Zamanın parmaklarımızın arasından akıp gidişine,
Her şey bitmek için başlar; Aşklar, dostluklar ve arkadaşlıklar...
Her parıltı kendi karanlığını taşır içinde.
Yine de ne garip hayat;
Ölümlü olduğunu bildiğimiz bu hevesler için
Bu kadar mı güzel görünür gözümüze
Akşamüstünün son kızıllığı,
Karanlığı yaran kamer parıltısı,
Hüznün içindeki o ince zarafet,
Kaybetmenin kaçınılmazlığıyla yıkanmış o farkındalık...
Dünya sadece durduğu için değilde,
Geçip gittiği için mi sızlatır içimizi.
Kayıt Tarihi : 5.08.2026 14:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!