sabah iyice yaklaşmıştı artık
fırınlardan ekmek kokusu yayılıyordu sokağa
geceyi omzunda taşıyan insanlar
yavaş yavaş kayboluyordu kaldırımlarda
ben hâlâ cam kenarında
bitmiş çayın tortusuna bakıyordum
karşı apartmanın balkonunda
yaşlı bir kadın çiçeklerini suluyordu
suyun sesi
uykuyla hayat arasında kalmış gibi akıyordu
bir otobüs geçti sonra
camları buğulu
içinde yüzleri silinmiş insanlar vardı
kim bilir
hangi sabahlara yetişmeye çalışıyordu
içimde tuhaf bir kırgınlık büyüdü yine
adı konmamış şeylerden
çünkü insan
en çok da belirsizliklerden yoruluyor
martılar uzaklaştı bir süre sonra
göğün rengi açıldı
deniz görünmese bile
kokusu geliyordu sanki şehrin içinden
ceketimin cebinde eski bir fiş buldum
tarihi silinmişti
ama bir zamanı saklıyordu belli ki
bazı günler geçmiyor
sadece üstü tozlanıyor
ayağa kalktım sonra
camdaki yansımam dağıldı
bir süre kim olduğumu düşünmeden yürüdüm
şehir uyanıyordu yavaşça
ama insanın içindeki gece
her sabah aynı hızda bitmiyordu.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 27.05.2026 21:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!