Cemâlin hurşîdini gördü zerreler şâd oldu
Lâkin bu şeb-i hicranda gönlüm ber-bâd oldu
Sarı teller ki dökülmüş, güneşin kanlı izi
O mavi çeşmin rûha, bir mezâr-ı âbâd oldu
Gülüşün varken bu nâ-kes, zâhiri neyler acep?
Onun aşk sandığı mırıldanış, bir feryâd oldu
O nâdân ki necis nefesiyle gülşeni kirletir
Senin lütf-un yanında, o sâdece bir yâd oldu
Mavi deryâda boğulmak, bin vuslattan evlâdır
Bu rind-i şeydâ râhında, can sâdece mîyâd oldu
Şu hafif-meşrep herif, sûrete tapar durur
O nâ-dânın zihni kumdur, bende Bağdâd oldu
Serfirâz’ın sâgarı hûn, piyâlesi pür-âteş
Rakibin boş kadehinde, her ümit berbâd oldu
Ey peri-çehre, sakın bakma o nâ-mâhur söze
Onun kelâmı dilde, bir nâhoş-u nisyâd oldu
Kayıt Tarihi : 10.05.2026 14:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!