Muktedirin Sofrası, Mazlumun Yarası
Bir cana kıyanın hükmü zindansa,
Neden bin canı alan "muzaffer" sayılır?
Bireyin eli kana bulanırsa leke,
Devletin elinde neden "şan" diye parıldar?
Bir avuç ağızdan çıkan ferman,
Milyonun boynuna dolanan kement.
Onlar haritalarda çizgiler çizerken,
Bizim soframızda eksilir bir dilim ekmek.
Sarayın mermeri parlar, sönmez ışığı,
Halkın tenceresi boş, kaynar dert tası.
Demir yığınına dökülen her kuruş,
Bir çocuğun rüyasından çalınan hırka aslında.
Ölüm emirleri ipekten kağıtlarda,
Yaşama sancısı çamurlu sokaklarda.
Gökten mermi yağarken "vatan" denir de,
Neden ekmek azalırken "kader" denir hep?
Adalet dedikleri bir teraziyse eğer,
Kefenin birinde tanklar, birinde ahlar...
Toplum açlıktan kırılır, boynu bükük,
Karar vericinin sofrasında kuş sütü noksan.
Kayıt Tarihi : 30.03.2026 11:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!