Bir yanımız ihtiyar bir zamanın yokuşu,
Adımlarımızda yorgun bir takvim gürültüsü.
Diğer yanımız boş bir tabağın soğuk beyazı,
İçimizde hiç dinmeyen o açlığın ayazı.
Bir toplum ki, dilsiz bir ağrıda birleşmiş,
Göz göze gelince sanki her şey söylenmiş.
Ama dudaklar mühürlü, sesler derinde,
Kendi cenazesini taşıyor herkes, günün bir yerinde.
Ne yaşlanmanın onuru kalmış, ne tokluğun huzuru,
Bulanmış ak süt gibi hayatın o berrak nuru.
Kimse memnun değil, evet, her yüz bir şikayet,
Ama susmak; en büyük, en dilsiz nihayet.
Sofrada ekmek mi az, yoksa yürekte umut mu?
Bu devasa sessizlik, acaba bizi unuttu mu?
Konuşsak fırtına kopacak, sussa kıyamet;
Bize kalan sadece, bu ağır teslimiyet.
Kayıt Tarihi : 30.03.2026 11:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!