Il mare sussurra alle pietre delle case antiche
Quando sfiori con il piede l’acqua del mare
Le onde si ritirano piano, come per rispetto
A Portofino il mare crede nell’amore
Nel momento in cui ti vedo, il mio cuore ti abbraccia
Tenhalar
Ki sessiz ağlar
Kuytusudur şehirlerin
Binlerce şeye şahit
Gözyaşları hep damlar
Hep farklı hikayelerde görür aynı sonu
Oysa
Çok güzel bakıyorlardı
Doğduklarında
Koca gözlerinin beyaz zemini üstünde
Kendilerince
İri dudaklarında
Terk edip çıktığımda evimi
Hatıralar bir yanında odamın yığılı
Güneşimi
Denizimi
Bırakıp gittiğimdi
Bir İstanbul şafak vakti
Uçağın kanatlarını Cemal bilir
Bulutların üstündeki renkleri de
Bulutların şekillerini de
Uzak diyarları da bilir
Benim görmediğim
Otuz senedir
Çırpınıp içinde döndüğüm deniz
Elbet ben yaşlı paslı gemiyim
Görürüm Afrika'da aç çocukları
Görürüm Ege'de dalgada cansız çocukları
Limasol yakınlarından geçerken Mağusa'ya doğru
Görürüm bölünmüş şehirlerde kurşun delikleri
Tam umudum bittiği an
Bir İstanbul kışında
Denize yürünerek ulaşılan tek noktada
Güneş doğduğunda
Dağlara sis çöktüğünde
Gölgelerin kaplayışlarıyla
Rüzgarlar şarkılarımı fısıldar
Unutulmuş bir şarkıdır o
Hani hastasındır
Çok da yorgunsundur
Göz kapaklarının açılmaya takati yoktur
Oysa tüm gece deliksiz uyumuşsundur
İnsanlar işlerine güçlerine gitmiş
Duraklar dağılmış
Kış günleri bitmek üzereyken
Bir sabahın erken vakti
Gömüldüğüm yastığımdan
Kalkıyorken başım
Kulağıma bir şeyler fısıldandı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!