Melankolik ruhumda bahar kaygısı
Yatıya diye gelenlerin tanesi hani
Elbet seher vakti çıkar aydınlığın gölgesi
Birden susar beklentilerin melodisi
Orman içlerinde kırık şişeler
Hakikat yolunda savurunca rüzgâr
Dar meydanında bir zerre oldum
Marifet yolunda ben turab iken
Kadim kitabın kelâmı oldum
Sanırdım ki ben bir sabitim
Soğuk olur Kasım günleri
Türkiyemde hep soğuk
Atam gözlerini yummuş
Yüreklerimiz hep buruk
Saat dokuzu beş geçerken
Söyleyin saatlere
Bir daha çalışmasın
Demir atsın dokuzu beş geçeye
Bir daha zaman akmasın
Masmavi gözleri kapandı atamın
Gökyüzü utansın
Daha dün dümdüz yeşil ovada gezinenler
Kurup inşa edince kendilerine labirentler
Birden ayrışı verdi o an kabileler
Her birinin başında belirdi değişik halifeler
Dikildi girişlerine yeni kiliseler
Dün yan yana yürüyenler bugün itiştiler
Sana evinin yolunu hatırlatan
Göz sembollerin kaybolunca
Anlarsın şehrin anlamsızlaştığını
Giderek yığınların arasında
Adım seslerin düşman olur komşularına
Parmağının çatırtısı bir cana mâl olur
Bazı zamanları anlatması zordur
Ben ki
Kendimi bildim bileli
Her şeyini sevdiğim
Güneşin en güzel doğduğu yerdesin
Uçsuz bucaksız
Beydağı'ndan kaya kaya inerim
Yârim seni sokak sokak gözlerim
Sen gelip geçmezsen durup inlerim
Oy yârim Malatyalı yârim oy yârim oy
Nere gidem sevdasına saldı oy beni oy oy
Kalpler içimizdeki ateşle yanıyor
Hakikatin kalacağı yerde birlikte yürüyoruz
Bayraklar açık gökyüzünde yüksekte dalgalanıyor
Sevdiğimiz topraklarımız için asla ölmek yok
Yükselin ey insanlar, gök gürültüsünün kükremesine izin verin
Bir özlem beliriverir aniden
Siyah ve beyaz çizgiler halinde
Dağıtır dengesini astigmatının
Öldüresiye bir göz kamaşması
Baş dönmesi
Ulaşılmaz ve çok derinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!