Hangi mevsimdeyiz,unuttum.
Nedense,sanki aylardan zemheri.
Akşam,akşam yine başladı poyraz
Daldaki yaprak üşüyor.
Kuşlar çaresiz kuytuluklarda.
İçim ise,
hayat;
dolu dizgin koşan
azgın bir kısrak gibi,
uçarcasına akıp gidiyor...
hızla gerilerde kalan;
dostluklar,
Gün olur,
Delişmen bir tay gibiyim.
Pegasus’un kanatlarında,
Güneşe çiçekler sunarım.
Yıldızların tozunu alırım.
Omuzumda candaşım,
Hiç mi hatırı yok,
Eylüllerin,kasımların,kızıl yaprakların.
Hiç mi hatırı yok,
Mayısların,portakal çiçeklerinin.
Şimdi bu soğuk bulutlara,
Havar,havar çığlığımı
Sen duymadın
Kimse duymadı.
Döne,döne aradığımı
Sen bilmedin
Bir fındık kabuğu
Hafifliğindeki günlerimiz,
Hoyrat rüzgarlarda,deli dalgalarda,
Battı,batacak çizgisinde iken
Yararı yok,yol gösteren deniz fenerinin! ..
Gelip geçen zamanda,
Ve gece dokundu usulca
Zamanın ruhuna
Biraz yavaşla diye fısıldadı
Çünkü mevsim Eylül dedi….
Tutuşacaksa
Geceler tutuşsun..
Geceler karanlık
Geceler soğuk
Geceler aymaz
Eylül bu, az kaldı biter birazdan,
Eski anılarını,hüzünlerini topladı bile
Bahçelere çöker kalır kızıllığı mevsimin
Bir ben kalırım bir başıma orta yerinde hüznün
Hüzzamlar artık,kifayetsiz kalır sensizliğe…
Eğer bir gün
Sırtınızı dayadığınız duvar
Sebepsiz üstünüze yıkılırsa,
Yıkılan duvara mı yanarsınız
Çektiğiniz tarifsiz acılara mı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!