ucsuz bucaksiz bir çöl senin gözlerin
bakdikça ummanlari kiskandiran
çoskun bir nehir senin sözlerin
dinledikce sairleri imrendiren
sessizligin mahkum eden aska
haykirişin tutsak sevdaya
göremedim yüzünü tutamadım elini
sen bana uzaksın ben sana yasak
aynı kelimeler yuzerken aramizda
sen bana yazıldın ben sana oldum tutsak
hangi kelime anlatır sana olan tutkum
hangi sevgi bu kadar masumdu
hasretin bu kaçıncı günü
vuslatı belli olmayan bir suçlu gibi
gardiyanim hayalin
yoklugun ise demir parmakliklarim
suçum seni sevmekmi adamım
yeminliyken sevdaya bu yürek
saatler ayrılığı çalıyor sanki
gelmesin diye beklediğimiz
ama kapıyı çalan ayrılık vakdi
ne çabuk tükettik senli saatleri
hayalle rüya arası yaşanan büyük bir sevda
bu sevda ile yeniden doğan iki beden
kalabalık şehrin içindeki yanlizligimin
içine doğan bahar güneşim
tüm çıkmaz sokaklarimda sen varsın
duruşun kadar uzak bakışın kadar sıcaksın
adamım sen nasıl bir sevdasın.
Bir kuş gibi savunmasız bir yürek benimkisi
Elini uzatsam tutacak kadar yakın
Nefesini hissedecek kadar duygulu
Ve seni sevecek kadar yürekli bir beden.
Hani kaçmaya çalışdıkça bağlanan
Ben seni düşledim yine ansizin ve derinden
Hangi halin yakdi içimi bilemedim
severken gözlerime bakan yakici ateşinmi
yoksa giderken masum bakişinmi
seni sevmek bana yoldaş
aldiğin nefes yarinima umuttu
Rüzgar olmak vardı bu hayatta
Bir uçurtma olup rüzgar ile uçmak
kanadimda sevdiğim ve umutlarım
özgür olup sevdanın yüreğine konmak
gökkuşağının 7 rengi olup
her rengde başka bir anlamak bulmak
ne zaman büyüdün ilk göz ağrım
bugün ortaokuldan mezun oluyorsun
yeni serüvenlere yelken açıp
büyümeyi öğreniyorsun
ve seninle benide büyütüyorsun
ne hayaller kuruyorsun kendi kafanda
Sessizliğin içinde arıyorum huzuru
Sende olmayan ben gibi
Gözlerim dalıyor uzaklara
Boğazımda bir düğüm
Dilim lal gönlüm buruk
Artık kalem bile yazmıyor beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!