En güzeli idi,
Kendi türünden başka bir canlıya kucak açmak
Doğayı tüm canlılar ile paylaşmak ve korumak
Yağmurda ıslanmak
Çıplak ayak çamura basmak
Kirlenmişliğimizden utanmamak
Sırların vardı dökülmeyi bekleyen bana,
Umutların yaralanmış, ihtiyacı var sarılmaya.
Anlatsan, bir adım atsan korkmadan
Tutardım ellerinden düşmezdin güvendiğin o yolda.
Fatma İLAN
İnsan yeryüzünde ki
bir fanide
Buluyorsa sarılışlarında
bir cennetlik huzur
Akla hayale sığmaz
Cennetin güzelliğinde ki
Her hangi bir rüzgar değildin sen,
Ilık ılık estin, geçtin hayallerimden.
Doğan güneşle yeşile çalarken gözlerin,
Vurulmuşum haberim yok gülüşlerinden.
Sonbaharın döktüğü yapraklar misali,
Hep gelmeyecek olanı bekledim
Yolu bana çıkmayacak bir canı sevdim
Olmayacak dualara inatla amin dedim
Tutturmuşum ille de iki dilek diye,
Bir de bunlara üçüncüsünü eklemişim.
Ama artık vazgeçtim.
Mevsimsiz gelen ölümün
Yürek yakan türkünün
Prangasındayım her an
Hüzne karışan gülüşün
Mevsimsiz açan gülün
SEN uzakta bir yerde okurken satırlarımı
BEN kapamışım gözlerimi, düşlemişim yarınları
SEN yalnızlıkta beklerken beni
BEN bir günaydına alışmışım belli ki.
SEN hayallerinden bahset bana
BEN yalnızlığına ortak varlığımla! ...
Bir ara,
Sarı renkti yüreğim.
İnatçı ve kararsızdı.
Sonra yeşil oldu rengim,
Kendi kabuğunda yaşayan,
Bir dağ köyünde
Rengarenk anneler
Başlarında türlü türlü yazmalar
Altlarında cıvıl cıvıl şalvarlar
Hepsi birbirinden farklı ve özel
Gülümsemeleri ayrı bir güzel
Yağmurla dost olan gözyaşının
Yalanların arasında doğruların
Yasını tutuyorum gönlümde
Kanadı kırılmış umutların




-
Şevket Bingöl
Tüm Yorumlarşiirlerinizden dolayı tebrik ederim.