Islanırken yağmur damlaları ile saçlarım
Çamurla kaynaşıyor ritim tutan ayaklarım
Gözlerim kapalı, günün tasası arkamda
Sıcak bir dokunuşa uzanıyor yanaklarım.....
Ne de çok yakışıyor
Bir çocuk
Bir gülüş
Ve bir çiçek
Kalbiyle sevenlere..
Geçenlerde yolda gördüm
Paytak paytak yürüyordu
Gelene geçene sövüyordu
Anladım ki onda kayış kopmuş
Cehenneme doğru yol tutmuş
Gözlerimin daldığı bir yerde
Kimselerin göremediği bir dehlizde
Kışın ortasında,
İs kokusu saçlarımda
Maziye dair birkaç görsel avuçlarımda
Sol yanımın dört odasında merhamet
Ruhumun derinliğinde gizlenen ihanet
Gittiğim yollar çıkmaz sokaktan ibaret
Beklediğim bir haber ya da kehanet.
An gelir, buradayım der selamet
Umut bağlamış isem gökyüzünün mavisine
Kanım kaynamış ise ağacın/çimenin yeşiline
Bir mucize arıyorsam yaşamın döngüsünde
Kim bilir
Belki de
Hep bahane bunlar tebessüm edişime
Arife ablam dedi ki; Çok yakışıyor sana kırmızı
Sanki gökyüzünün yıldızı.
Döne seslendi Ankara’dan. İşte sana yakışan bu.
Lacivert asaletin rengi, İşte tam bir hanımefendi.
Sözlerin hiçbir hükmü kalmadı defterimde
Dil dökmeler, yalvarmalar beyhude artık
Mazinin, yaşanmışlıkların izi kalmadı zihnimde
Bir adım atarken ileriye,
Varlığını bıraktım geride.
Bir gün gökkuşağı gibi rengarenk olacak yüreğim
Şükür duaları ile semaya uzanacak ellerim
Acısı tatlısıyla zihnimden geçerken geçmişim
Özünde bulduğuma teslim olacak geleceğim.
Kalsam gözlerime
Gitsem düşlerime
Ecel gelecekti
Bilemezdin
Araf’ta gibi kaldım öylece
Ne bir adım ileri




-
Şevket Bingöl
Tüm Yorumlarşiirlerinizden dolayı tebrik ederim.