Düşlerim
Yeşil nane yaprakları toplasa da
Kuruyorum baksana
Anla dedim bin kere
Eylül saçlarımı dağıttın baharlarında
Kırk yıllık örgülerim dolaştı ellerine
Savrulurken sen
Dalgalı saçlarında
Eylül vakitli hatunun
Alevlendi köz
Taştı köpük
Gelişin
Ay ışığından çalıntı bir gölge
Aşkı örten ipek şalı
Çekercesine itirazların üzerinden
Sesinin tınısıyla kaybolup
Gecenin boşluğunda
Ölüm ensemde diyorsun
Hangimizin değil ki
Kim gider
Kimden önce
Kim bilebilir ki
Uçtu kuşlar
Dal tenha
Sarsıldı kök
Ağaç viran
Gecenin vakti kör
Kanım zehir
Sızıverdi ikindi kucağına
Kızıllığında ışıltıları yitik güneş
Sokaklar
Puslu ve kasvetli
Yağmur ıslağı ardı
Ekim ağrısı
Başrolde
Pek değerli
Pek saygın bir zat
Alemi-i cümle el pençe
Masallar şahane
Şak şak şak
Unutup geçen yıllarımızı
Göz ardı edip kırık dallarımızı
Bahar sandık
Aldandık
Açmayacak tomurcuklardık
Yeşiller direnemezdi Eylül'e
Sırılsıklamken
İnandım güneşe
Yüreği su tutmayanın
Penceresinde çiçekler açmaz.
Yine kuralım masayı balkona
Dizelim şişeleri köşeli mermere
Bu yıl birde antik radyomuz var
Taş plak seste
Ya Nurettin Münir dinleriz
Ya Senar Müzeyyen
yazarken hissetiğiniz duygularla okudum şiiri o derece samimi...kaleminize sağlık...saygılar
kaleminize sağlık...
sizin evrene armağan ettiniz imgelerdir, insanlığın kazanıma saygılar üstat...