Gece, ay ve siyah
Vefasızca çekildiler aradan,
Şimdi uçuk mısralarımla baş başayım.
Hüznünü terk eylemiş bir gece;
Kaçırttığım uykularım,
Benle kalacaksa yine aklım,
Kabuslarım masumdur.
Merhamet,
Gün
Görsün.
Ben yıllarındayım gecenin.
Sabahı saydım, işittim, gördüm.
Gece doğup gece öldüm,
Her rengini bildim
Süslerini gecenin.
Geceyi hayat gibi iki parçaya böldüm.
Işık saçmıyordu istikbalim,
Gecedende beterdi hâlim.
Gülümsedikçe dağılıyor yalnızlığım.
Hayata türküler tutturan rüzgârlar
Yanaşmıyor geceye,
Hayallerimizi yaşatacak kadar.
Uzun değil artık yollar.
Şimdi yaşamakla geçiyor ömrüm;
Başımdan kuşlar geçiyor,
Aklımdansa yaşamak.
Yüreğim seziyor olacakları,
Yoksa vazife değil üstüne,
Bu kadar insafsızca çarpmak.
Ve şimdi gözünden yaş akan bir serçe,
Yıkılmış yuvası, kaybolmuş yavruları.
Onu ben boğdum ben gömdüm.
Tırnak diplerime dolan toprak
Hükmüm verilmiş meydanlarda, boynumdaki o cerahatli yafta beni asacak.
Feryadı karlarını eritiyor merhamet dağlarının,
Nefesini kesiyor, yüreğini burkuyor aydınlığın.
Uzaklardayım,
Kendimden çok uzaklardayım.
Bildiğim yeri, geçtiğim yolları
Bir bir unutmaktayım.
O kanlı göbek bağımı, Kendi ayak bileklerimi çiğneyerek
unutmaktayım.
Mehmet Emin Gülicem
Mehmet Emin Gülicem
Kayıt Tarihi : 14.05.2026 01:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!